İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, doğu ziyaretinde Van 65 TV ekranlarında yayınlanan Ekstra Gündem programına konuk oldu. Programda Van’daki temaslarını, Türkiye’deki siyaset anlayışını ve vatandaş–siyasetçi ilişkisini değerlendiren Dervişoğlu, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Müsavat Dervişoğlu, sorunların yalnızca Ankara'dan bakılarak çözülemeyeceğini belirterek, kentin geçmişteki güçlü ekonomik ve turistik potansiyeline dikkat çekerek şunları söyledi:
"İlgili sorun ne, sorunların çözümü ne, ona hazırlık yapmak gibi bir mecburiyetle karşı karşıya siyaset. Bu Ankara'dan bakılarak olabilecek bir şey değil. Doğu Anadolu bölgesinin, Güney Doğu'nun yıldız şehirlerinden biriydi bundan 20 sene önce. Dolayısıyla hatta belli bir dönem Türk turizminin lokomotifiydi. Türk turizminin yüzde 10'u Van'dan geçiyordu. Şimdi durumun ne olduğuna bakmak lazım. Programların yaşama geçirilmesi noktasında neler kazanılmış, neler kaybedilmiş, kazanılanların yanında daha çok nasıl kazanılırdı diye üzerinde kafa yormak lazım."
SİYASETÇİ HALKTAN UZAK BİR YAŞAM SÜRÜYOR
Vatandaşın artık sorunlarına yanıt verecek ve hesap sorabileceği bir muhatap aradığını vurgulayan Dervişoğlu, mevcut siyasi mekanizmaların kapalı kapılar ardına sıkıştığını şu cümlelerle ifade etti:
"Vatandaş özellikle son dönemlerde hesap soracağı siyasetçi arıyor. Siyasetçi halktan uzak bir yaşam sürüyor. Yani siyaset de işte artık lobilerde kapalı mahfillerde yapılır hale gelmiş. Siyasetçinin halkın içinde olmadığı yerde halkın siyasete dahli çok kolay olmaz. Dolayısıyla her zaman ifade diyorum. Türkiye konuşamaz o zaman. Konuşan bir Türkiye hayaliniz varsa vatandaşı konuşturacaksınız. Vatandaşın hesap sormasına zemin hazırlayacaksınız."
SİYASETİN ASIL İHTİYACI OLAN ŞEY SAMİMİYETTİR
Siyasette şeffaflığın önemine değinen Dervişoğlu, siyasilerin gizli ajandaları yerine halka hesap veren ve eksikliklerini kabul eden bir anlayışı benimsemesi gerektiğini savundu.
Dervişoğlu , "Eksiklikleriniz varsa o eksiklikleri, o yetersizlikleri ikmal edecek tedbirleri alacaksınız. Yani siyasetin asıl ihtiyaç duyduğu şey bana göre samimiyet şu an. Herkesin birbirinden gizli, birbirinden farklı ajandaları var ama halkın hiçbir yerinde yok. O zaman kazananın halk olabilmesi mümkün değil. Dolayısıyla ben biraz daha anlaşılır, anlaşılabilir olmak adına hesap vermeyi tercih eden bir siyaset anlayışı gütmeye çalışıyorum" dedi.
TÜRKİYE TARTIŞMIYOR, TÜRKİYE KONUŞMUYOR
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte ülkenin diyalog ve tartışma zeminini kaybettiğini belirten Dervişoğlu, eski siyasetçilerin halkla iç içe olduğu günleri ve televizyon tartışmalarından bahseden Dervişoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtiği andan itibaren siyaseti içeride kilitlenmiş bir ülke durumuna geldi. Ben Türkiye'nin konuşamaz hale gelmesinden ötürü muzdaribim. Türkiye tartışmıyor. Türkiye konuşmuyor. Siyasi partilerin genel başkanlarını işte bir resepsiyonda yan yana görebiliyorsunuz ama bir televizyon tartışmasında göremiyorsunuz. Doğrusunu isterseniz ben geçmiş dönemlerde rahmetli Türkeş Bey'in, rahmetli Demirel'in, rahmetli Özal'ın, rahmetli Ecevit'in, Erbakan'ın, Mesut Yılmaz'ın, Tansu Çiller'in tartıştığı televizyon programlarını izliyorum. Şimdi o eski Türkiye denilen Türkiye'nin özlenilen taraflarının da olduğuna inanıyorum."
KÜRSÜLERDEN BİRBİRİMİZE DALAŞIYORUZ AMA ÇÖZÜM OLMUYOR
Siyasi liderlerin yapıcı diyalogdan kaçınmasının toplumu kutuplaştırdığına dikkat çeken Dervişoğlu, mevcut sert üslubun vatandaşın dertlerine bir fayda sağlamadığını söyleyerek özeleştiride bulundu.
Dervişoğlu, "Biz siyasi partilerin genel başkanları evet kürsülerden birbirimize dalaşıyor muyuz? Evet dalaşıyoruz. Maksadı aşan ifadelerde bulunuyor muyuz? Bulunuyoruz, ama vatandaşın yaptığımız tartışmaların hiçbir derdine çözüm olmuyor. Yani Tayyip Bey'in iyi bir hatip olduğunu, Devlet Bey'in iyi bir hatip olduğunu, Özgür Bey'in keza iyi bir hatip olduğunu, siyasetteki diğer figürlerin de meramını anlatacak derecede hitabet sanatına hakim yararlanabilecek insanlar olduğunu biliyorum. Ama nedendir bilmiyorum. Konuşmaktan imtina ediliyor. Bundan da siyasetin beslenen partileri var" diyerek sözlerini bitirdi.





