Van’da özel sektörde çalışan öğretmenler, düşük maaşlardan sigorta usulsüzlüklerine, ayrımcılıktan güvencesiz sözleşmelere kadar her geçen yıl ağırlaşan sorunlara dikkat çekerek “Taban Maaş Yasası geri gelsin” çağrısını yeniledi.
Van’da özel sektörde görev yapan öğretmenler, yıllardır süren düşük ücret, iş güvencesizliği, hak gaspları ve ayrımcılıkla mücadele ediyor. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Van İl Temsilcisi Mikail Aktan ve 13 yıllık Edebiyat Öğretmeni Ercüment Erdemir, hem Van’da hem de Türkiye genelinde öğretmenlerin yaşadığı ağır koşulları detaylarıyla anlatarak yetkililere “artık sesimizi duyun” çağrısı yaptı. Öğretmenlerin anlattıkları, sektördeki yapısal sorunların ulaştığı kritik noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.
ÖZEL SEKTÖR ÖĞRETMENLERİ SENDİKASI: KİMLERİ TEMSİL EDİYOR?
Türkiye genelinde özel okul ve kurs merkezlerinde çalışan öğretmenlerin haklarını savunmak amacıyla kurulan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, düşük maaş, özlük hakkı ihlalleri, sözleşme baskısı ve mobbing gibi sorunlarla karşı karşıya kalan eğitimcilere hem hukuki hem de sosyal destek sağlıyor. Sendika, toplu sözleşme hakkının tanınması ve 2014 yılında kaldırılan Taban Maaş Yasası’nın yeniden yürürlüğe girmesi için yoğun mücadele veriyor. Van’da yaklaşık 1.200 özel sektör öğretmeni sendikanın kapsama alanında bulunuyor.
TABAN MAAŞIN KALDIRILMASI ÖĞRETMENLERİ KORUMASIZ BIRAKTI
Van İl Temsilcisi ve Coğrafya Öğretmeni Mikail Aktan, özel sektördeki krizin temelinde 2014’te kaldırılan Taban Maaş Yasası olduğunu belirtti. Bu yasa yürürlükteyken özel öğretmen maaşları, devlet öğretmeninin maaşından düşük olamıyordu. Ancak yasa iptal edilince, hem mezun sayısının artması hem de kurum sahiplerinin keyfi uygulamaları öğretmenlerin pazarlık gücünü tamamen yok etti.
Aktan, “Okullarda her branş için onlarca CV bulunuyor. Patronlar bu durumu kullanarak öğretmenleri düşük ücrete razı olmaya zorluyor. Kabul etmeyenlerin yerine hemen başkasını bulabileceklerini söylüyorlar” dedi.
DÜŞÜK ÜCRETLER, 10 AYLIK SÖZLEŞMELER VE ZORLA İSTİFA BASKISI
Aktan, özel okullarda çalışan öğretmenlerin ortalama 30.000 TL civarında maaş aldığını, ancak bazı kurumların bu ücretin dahi altında teklif sunduğunu ifade etti.
Kurs merkezlerinde durumun daha kötü olduğunu belirten Aktan, özellikle sözel branşlarda sigortanın “büro personeli” olarak yatırıldığını, bunun öğretmenlerin özlük haklarını yok ettiğini anlattı.
Öğretmenlere çoğu yerde 10 aylık sözleşme dayatıldığını, yaz aylarında sigortalarının kesildiğini ve maaş verilmediğini söyleyen Aktan, birçok öğretmenin de işe başlarken zorla istifa dilekçesi imzalatıldığını vurguladı.
Aktan, Van’daki yaklaşık 1.200 özel sektör öğretmeninden 1100’ünün hak gaspına uğradığını düşündüklerini belirtti. Sendikal mücadelede başarı oranlarının ise yalnızca yüzde 50 seviyesinde kaldığını söyledi.
KADIN ÖĞRETMENLERİN ÜCRETSİZ VE GÜVENCESİZ ÇALIŞTIRILMASI
Aktan, kadın öğretmenlere yönelik ayrımcılığın vahim boyutlara ulaştığını dile getirdi.
“Bir erkek öğretmene 30-35 bin TL teklif eden kurumlar, aynı işi yapan kadın öğretmenlere 20 bin TL’ye iş verebiliyor” diyen Aktan, hamilelik durumunda sözleşmelerin feshedilmesinin Türkiye genelinde yaygın bir uygulama olduğunu belirtti.
Branşlara göre ücret eşitsizliğine de dikkat çeken Aktan, mezunu az olan fizik öğretmenlerinin 50 bin TL’ye kadar çalışabildiğini; tarih, coğrafya, edebiyat gibi sözel branş öğretmenlerinin ise çoğu kurumda asgari ücret düzeyine mahkûm edildiğini söyledi.
SÖZEL BRANŞLARDA ÖĞRETMENLER 'BÜRO PERSONELİ' OLARAK GÖSTERİLİYOR
13 yıllık Edebiyat Öğretmeni ve sendika üyesi Ercüment Erdemir, kurs merkezlerindeki yasa dışı uygulamaların özellikle sözel branş öğretmenlerini vurduğunu anlattı. Matematik ve fizik öğretmenlerinin sigortası öğretmen olarak yatırılırken, sözel branş öğretmenlerinin sigortalarının “büro personeli” olarak gösterildiğini ifade etti.
Bu uygulamanın, öğretmenlerin hem özlük haklarını elinden aldığını hem de sendikaya üye olmalarını engellediğini söyledi.
MEB ÖĞRETMENLERİNİN YASA DIŞI ÇALIŞMASI PİYASAYI ÇÖKERTİYOR
Erdemir, özel sektördeki ücretleri en çok düşüren unsurun, yasak olmasına rağmen MEB öğretmenlerinin kurslarda çalışması olduğunu belirtti.
Bir kurs sahibiyle yaşadığı diyaloğu aktaran Erdemir, özel sektör öğretmeninin emeğinin değersizleştirildiğini şu sözlerle anlattı:
“Ben saatlik 500 TL talep ettiğimde, kurs sahibi ‘Ben üç tane MEB’den öğretmen getiririm, 250 TL’ye çalıştırırım’ dedi. Bu durum sistemi kilitliyor.”
Sendikanın bu durumu şikâyet etmek yerine MEB öğretmenlerini etik davranmaya çağırdığını belirten Erdemir, “MEB öğretmenin maaşı varken, dışarıdaki işsiz öğretmenin ekmek kapısına engel olmak vicdani değil” dedi.
“OKULLAR ÖĞRENCİDEN 300 BİN TL ALIYOR, ÖĞRETMENE 25-30 BİN TL VERİYOR”
Her iki öğretmen de, özel okulların yüksek gelirlerine rağmen öğretmene düşük ücret vermesinin ne vicdani ne de etik olduğunu belirtti.
Erdemir, “Okullar öğrenci başına 300 bin TL’nin üzerinde ücret alıyor ama öğretmene 25-30 bin TL vermeyi uygun görüyorlar” diyerek sektördeki adaletsizliği gözler önüne serdi.
BAKANLIKLAR RANDEVU VERMİYOR: “SİSTEMİ YOK EDEN KİŞİ ŞİMDİ BAKAN”
Öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı’ndan defalarca randevu talep ettiklerini; ancak hiçbir geri dönüş alamadıklarını anlattı.
Aktan, bakanlıkla ilgili tıkanıklığın sebebini şu sözlerle özetledi:
“Mevcut bakan, daha önceki müsteşarlık döneminde Taban Maaş Yasası’nı ortadan kaldıran kişi. Dolayısıyla çözüm talep ettiğimiz makam, aslında sorunun kaynağı.”





