PKK’nın silah bırakma törenine ev sahipliği yapan Casene Mağarası, sadece bir mağara değil; İngilizlere karşı sığınak, ilk Kürtçe gazetelerden birinin matbaası ve şimdi barışın sembolü. Peki bu tarihi mağara neden seçildi? İşte geçmişiyle ve bugünüyle Casene’nin çarpıcı hikâyesi…
İLK MATBAA BURADA KURULMUŞTU
PKK'nın barış sürecine yönelik silah bırakma törenini yaptığı Casene Mağarası, yalnızca bugünün değil, geçmişin de en kritik tanıklarından biri. 1923’te İngiliz bombardımanından kaçan Şeyh Mahmud Hafid’e sığınak olan bu mağara, aynı zamanda ilk Kürtçe gazetelerden birinin basıldığı yerdi. Şimdi ise yeni bir tarihe tanıklık etti. PKK’nın grubu burada silah bıraktı. PKK'nın silah bırakacağı mağara olarak yeniden gündeme gelen Casene Mağarası, sıradan bir coğrafi oluşumdan çok daha fazlası. Süleymaniye’nin 50 kilometre batısında, Surdaş nahiyesi yakınlarında yer alan bu mağara, bir kültürel merkez olarak kullanıldı.
En dikkat çekici olaylardan biri ise 1923 yılında yaşandı. İngiliz güçlerinin bombardımanından kaçan Şeyh Mahmud Hafid, bu mağaraya sığınarak burada direnişini sürdürdü. Aynı yıllarda, Casene Mağarası bir başka önemli işleve daha sahipti: Bölgedeki ilk Kürtçe gazetelerden birinin basıldığı matbaa burada kurulmuştu.
Casene Mağarası’nın PKK tarafından silah bırakma töreni için seçilmesi, sadece coğrafi olarak değil, tarihi ve sembolik anlamları açısından da dikkat çekici PKK’nın bu töreni burada yapmayı tercih etmesi, aynı zamanda örgütün hem tarihsel hem de ideolojik olarak kendine yakın bulduğu bir gönderme olarak yorumlanıyor. Barış sürecinin bir başlangıcı olarak lanse edilen bu adım, Casene’yi bu kez bir barış sembolü hâline getirme iddiasını da taşıyor.
NEDEN ÖNEMLİ?
Barış için yeni bir sembol: On yıllarca çatışmaların yaşandığı bölgede, silahların bırakıldığı ilk noktalardan biri olması, mağarayı barış sürecinin sembolü yapabilir.
Kamuoyu ve uluslararası dikkat: Törenin burada yapılması, bölge halkı ve kamuoyunda "gerçekten bir dönem mi kapanıyor?" sorusunu gündeme taşıyor.