Van’da bu yıl etkili olan yağışlar yüz güldürdü. 2026 yılı başında gerçekleşen yoğun kar yağışı yer altı su sistemlerini beslerken sadece bu yıl değil önümüzdeki yılı da olumlu etkileyecek.
Van’da 2026 yılının ilk aylarında etkili olan yoğun kar yağışı, kuraklıkla mücadele eden bölge için adeta umut oldu. Uzun süredir yağış yetersizliği nedeniyle zor günler geçiren Van Gölü Havzası, bu yıl yeniden toparlanma sürecine girdi. Uzmanlar, özellikle kar yağışının yer altı su kaynaklarını beslemesi sayesinde sadece bu yılın değil, önümüzdeki yılın da güvence altına alındığını belirtiyor.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, geçmiş yıllara kıyasla yağış takviminde ciddi değişiklikler yaşandığına dikkat çekti. Eskiden özellikle kasım ve nisan aylarında yoğun yağış alan havzanın, artık bu dönemlerde beklenen yağışları alamadığını ifade eden Alaeddinoğlu, sonbahar yağışlarının neredeyse ortadan kalktığını ve bunun iklimdeki radikal değişimin bir göstergesi olduğunu söyledi.

KAR YAĞIŞI UZUN VADELİ ETKİ SAĞLIYOR
Uzmanlara göre kar yağışı, yağmurdan farklı olarak suyun hızlıca yüzeyden akıp gitmesini engelliyor. Toprağa sızan kar suları, yer altı rezervlerini besleyerek yaz aylarında su kaynaklarının korunmasını sağlıyor. Bu durum, hem içme suyu hem de tarımsal sulama açısından büyük önem taşıyor. Yer altındaki suyun hareketinin oldukça yavaş olduğunu belirten Alaeddinoğlu, “Havzayı ilgilendiren iki ekstrem değer var; bunlardan biri kasım, diğeri nisan ayıydı. Havza, geçmişte özellikle kasım ve nisan aylarında yoğun yağış alırdı. Kış aylarında da yağış görülürdü ancak en çok yağış bahar aylarında, özellikle de kasım ve nisan aylarında düşerdi. Ancak günümüzde bu yağışlarda ciddi bir sapma var. Sonbaharda düşen o yağışlar artık maalesef gerçekleşmiyor; burada radikal bir değişiklik söz konusu" dedi.

2027’YE DE YETERLİ OLABİLİR
Kar sularının toprak altındaki yolculuğu, toprağın yapısına bağlı olarak yıllar sürebileceğini dile getiren Alaeddinoğlu, “Özellikle havza, bölge ve ülke açısından kar yağışı büyük önem taşıyor. Çünkü kar yağışı, yağmurda olduğu gibi hemen eğim doğrultusunda akışa geçerek akarsular vasıtasıyla denizlere veya göllere dökülmüyor; aksine büyük ölçüde yer altı su sistemlerini besliyor. Böylece yaz aylarındaki ekstrem sıcaklıklarda dahi yer altı su sistemleri korunmuş, yani buharlaşmamış oluyor. Yer altı su sistemleri zayıf noktalardan yüzeye çıkarak kaynak sularını oluşturuyor, bu kaynak suları da akarsuları besliyor. Bu sayede akarsular yıl boyunca akışını sürdürme şansına sahip oluyor. Bu yıl gerçekleşen kar yağışı, havzanın 2026 yılını büyük ölçüde kurtardı. Bu veriler ışığında sorunsuz bir yaz geçireceğimizi söylemek mümkün. Dahası, yer altı su sistemlerini besleyen bu yağışların topraktaki yolculuğu akarsulardaki gibi hızlı değildir. Suyun yer altındaki hareketi toprağın yapısına bağlı olarak günde bir metre ilerleyebilir; bu yolculuk toprak yapısına bağlı olarak bazen 1, bazen 2, bazen de 10 yıl sürebilir. Suyun hemen akışa geçmeyip alt katmanlardaki yolculuğuna devam etmesi nedeniyle, bu yoğun kar yağışının etkisinin aslında 2027 yılına da sarkacağını söyleyebiliriz. Kaynak suları 2027'de de yer altı su sistemlerini ve akarsuları beslemeye devam edecek, dolayısıyla havzanın ihtiyaç duyduğu suyun en azından bir kısmını karşılayacaktır. Yani önümüzdeki yıl alacağımız yağışlar bir yana, bu yıl kar şeklinde düşen yağışları aslında 2027 için de bir fırsat ve avantaj olarak değerlendirmek gerekir” ifadelerini kullandı.

KARLAR HENÜZ TAM ERİMEDİ
Dağlık alanlarda kar örtüsünün hala korunuyor olmasının ayrı bir avantaj olarak değerlendirildiğini ifade eden Alaeddinoğlu, “Özellikle havza, bölge ve ülke açısından kar yağışı büyük önem taşıyor. Çünkü kar yağışı, yağmurda olduğu gibi hemen eğim doğrultusunda akışa geçerek akarsular vasıtasıyla denizlere veya göllere dökülmüyor; aksine büyük ölçüde yer altı su sistemlerini besliyor. Böylece yaz aylarındaki ekstrem sıcaklıklarda dahi yer altı su sistemleri korunmuş, yani buharlaşmamış oluyor. Yer altı su sistemleri zayıf noktalardan yüzeye çıkarak kaynak sularını oluşturuyor, bu kaynak suları da akarsuları besliyor. Bu sayede akarsular yıl boyunca akışını sürdürme şansına sahip oluyor. Bu yıl gerçekleşen kar yağışı, havzanın 2026 yılını büyük ölçüde kurtardı. Bu veriler ışığında sorunsuz bir yaz geçireceğimizi söylemek mümkün. Dahası, yer altı su sistemlerini besleyen bu yağışların topraktaki yolculuğu akarsulardaki gibi hızlı değildir. Suyun yer altındaki hareketi toprağın yapısına bağlı olarak günde bir metre ilerleyebilir; bu yolculuk toprak yapısına bağlı olarak bazen 1, bazen 2, bazen de 10 yıl sürebilir. Suyun hemen akışa geçmeyip alt katmanlardaki yolculuğuna devam etmesi nedeniyle, bu yoğun kar yağışının etkisinin aslında 2027 yılına da sarkacağını söyleyebiliriz. Kaynak suları 2027'de de yer altı su sistemlerini ve akarsuları beslemeye devam edecek, dolayısıyla havzanın ihtiyaç duyduğu suyun en azından bir kısmını karşılayacaktır. Yani önümüzdeki yıl alacağımız yağışlar bir yana, bu yıl kar şeklinde düşen yağışları aslında 2027 için de bir fırsat ve avantaj olarak değerlendirmek gerekir” diye konuştu.





