Van Baro Başkanı Sinan Özaraz, Van65 TV ekranlarında yayınlanan Yüz Yüze programında Rojava’da yaşanan gelişmeler üzerinden bölgesel dengeleri, Kürt meselesini ve Türkiye’deki siyasal atmosferi değerlendirdi. Program sunucusu Yılmaz Tekin’in sorularını yanıtlayan Özaraz, Suriye’deki çatışmaların artık sınır ötesi bir mesele olmaktan çıktığını, doğrudan Türkiye’nin toplumsal barışını etkileyen bir noktaya geldiğini söyledi.
Özaraz, Rojava’ya yönelik saldırıların Kürt halkı açısından yalnızca askeri ya da siyasi değil, derin bir duygusal travma yarattığını ifade ederek, “Bugün Suriye’de yaşananlar, Kürtlerin yaşadığı her coğrafyada büyük bir kırılmaya yol açıyor” dedi.
“SİLAHLAR SUSACAK UMUDU VARDI, YERİNE HAYAL KIRIKLIĞI GELDİ”
Türkiye’de son dönemde barışa dair ciddi bir beklenti oluştuğunu hatırlatan Özaraz, bu beklentinin kısa sürede boşa çıkarıldığını vurguladı:
“Sayın Devlet Bahçeli ve Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tutumlarıyla, Sayın Öcalan’ın çağrısı toplumda büyük bir umut yaratmıştı. İnsanlar silahların susacağı, Kürtlerle Türklerin bin yıllık birlikteliğinin eşit yurttaşlık temelinde geleceğe taşınacağı bir süreci bekliyordu. Ancak Suriye’deki müdahaleler bu umudu adeta yerle bir etti.”
Özaraz, özellikle Türkiye’de yaşayan Kürtlerin bu süreçte büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını belirtti.
“KÜRTLERİN EN BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI TÜRKİYE’NİN SURİYE POLİTİKASI OLDU”
Özaraz, çözüm süreci tartışmaları sürerken Türkiye’nin Suriye’de izlediği politikanın Kürt toplumunda derin bir güvensizlik yarattığını ifade ederek şunları söyledi:“Bir coğrafyada yaşayan halklar kendi kaderlerini kendileri belirlemelidir. Ancak bugün Suriye’de yaşananlar, Kürtlerin bu hakkının görmezden gelindiğini gösteriyor. Türkiye’de yaşayan Kürt halkının en büyük hayal kırıklığı da tam olarak budur.”
“ELEŞTİREN KÜRT SİYASETÇİLER HEDEF GÖSTERİLİYOR”
Programda, Rojava konusundaki eleştiriler nedeniyle bazı Kürt siyasetçilerin hedef haline getirildiğini dile getiren Özaraz, Hüseyin Çelik, Orhan Miroğlu ve Mehmet Metiner gibi isimlerin sosyal medyada ve bazı siyasi çevrelerde ağır ithamlarla karşı karşıya kaldığını söyledi.“Bu isimler sadece Türkiye’nin Suriye politikasını eleştirdikleri için ‘kripto Kürt’ gibi son derece tehlikeli ve ayrıştırıcı ifadelerle hedef alındılar. Bu dil toplumsal barışı zehirliyor.”

“BAYRAK ÜZERİNDEN PROVOKASYON, GÖZALTILAR VE İŞKENCE İDDİALARI”
Nusaybin’de gündeme gelen bayrak görüntülerine de değinen Özaraz, bu görüntülerin bilinçli bir provokasyon aracı olarak kullanıldığını savundu. Görüntülerin eski olduğuna dair ciddi iddialar bulunduğunu belirten Özaraz, buna rağmen birçok kişinin gözaltına alındığını ve kötü muameleye maruz kaldığını ifade etti.
“Bayrak Kürt’ü de Türk’ü de temsil eden ortak bir değerdir. Kürtlerin kültüründe Türk’ün değerini aşağılamak yoktur. Bayrak bahanesiyle yapılanlar toplumsal gerilimi tırmandırmaktan başka bir işe yaramıyor.”
“ORTAK YAŞAMIN TEK YOLU: EŞİTLİK VE DEMOKRASİ”
Özaraz, barışın ve birlikte yaşamın mümkün olduğunu belirterek sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Kimse Kürt’ün kaybını Türk’ün kazancı olarak sunamaz. Türk kaybettiğinde Kürt de kaybeder, Kürt kaybettiğinde Türk de kaybeder. Bu coğrafyada gerçek barış, ancak eşitlik, demokrasi ve temel hakların tanınmasıyla mümkündür.”





