Van Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Van Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya çok sayıda kadın katılırken, metni Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Hülya Çelik Sönmez okudu.

“MİRABEL KARDEŞLERİN DİRENGEN MÜCADELESİNİ BUGÜNE TAŞIYORUZ”

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak andığımız bugünün sembolü haline gelen 25 Kasım 1960’da tecavüz edilerek işkenceyle katledilen Mirabel kardeşleri, Mirabel kardeşlerin direngen ruhunu bugünlere kadar taşıyan kadın mücadelesinin birlikteliğini, şiddetle mücadele ederken hayatını kaybeden tüm kadınları anarak başlıyoruz. Kadına yönelik şiddete karşı mücadeleyi bugünlere taşıyan tüm kadınları, yol arkadaşlarımızı anarken onlardan aldığımız miras ile toplumun her tabakasında yaşanan şiddetin bitmesi için olanca inancımızla mücadele etmeye devam ediyoruz.”

Whatsapp Görsel 2025 11 25 Saat 12.54.17 8Bf90908

“VAN’DA YALNIZCA NİSAN AYINDA 3 ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMÜ TESPİT EDİLDİ”

Açıklamada, 2025 yılına ilişkin Türkiye ve Van’daki veriler paylaşıldı:

“Bianet'in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre; erkekler, Türkiye’nin birçok ilinde 1 Ocak 2025 ile 21 Kasım 2025 döneminde yani 324 günde, en az 262 kadını öldürmüştür. Bu verilerin içerisinde Van ilinde sadece bu yılın Nisan ayında tespit edilebilen 3 şüpheli kadın ölümü ile ocak ayından bu yana yaşandığını bildiğimiz onlarca şiddet vakası merkezimiz kayıtlarında vardır. Bizler Van Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak kentte yaşanan her şüpheli kadın ölümü ile şiddetin her türlüsünün etkili bir biçimde soruşturulması için ortak mücadele ile çalışmalara devam edeceğimizi buradan bir kez daha belirtiyoruz.”

“YASALAR KAĞIT ÜSTÜNDE, KORUMA MEKANİZMALARI ÇALIŞMIYOR”

Açıklama şöyle devam etti:

“Yasalar kapsamında kadının yaşam hakkına yönelik birçok ‘koruma mekanizması’ şeklinde yaptırımlar getirilmiş olsa da bu uygulamalar sadece teoride asayiş sorunu olarak ele alınmış ve kadının yaşam hakkı korunmamıştır. Ne yazık ki her yıl bir önceki yıldan daha vahim bir tablo ile karşılaşmaktayız. 2010’dan 2024’e uzanan süreçte erkek şiddetinin yöntemlerini çeşitlendirdiği ve alanını genişlettiği belirtilmektedir. Açıklamalara göre kadın cinayetleri 2010 yılından 2024 yılına dek %74,19 oranında artmış bu artışın en yüksek olduğu dönem ise İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırıldığı 2021’den sonra yaşanmıştır.”

ROJİN KABAİŞ HATIRLATMASI: “SORUŞTURMA HÂLÂ AYDINLATILMADI”

Türkiye Merkez Bal Üreticileri Birliği Genel Başkanı Fırat Çenberlitaş oldu
Türkiye Merkez Bal Üreticileri Birliği Genel Başkanı Fırat Çenberlitaş oldu
İçeriği Görüntüle

Şiddetin yalnızca bireysel değil, yapısal bir sorun olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:

“Her gün onlarca kadın, çocuk, LGBTİ+, boşanmak isteyip de ‘hayır’ deme hakkını kullananlar, savaş ve göç yollarında yaşamak zorunda bırakılanlar; yasalar etkin bir şekilde uygulanmadığı için, yargı mercileri şiddeti önlemek yerine kadınların yaşam tarzını sorgulamaya devam ettiği için, koruma mekanizmaları etkin ve etkili uygulanmadığı için yaşamdan koparılmaktadırlar. Bildiğiniz üzere bu şekilde şüpheli bir biçimde yaşamını yitirdiğini bildiğimiz Rojin Kabaiş’e dair süren soruşturmada da bir yıl sonra geldiğimiz noktaya baktığımızda hâlâ şüpheli ölüm aydınlatılabilmiş değildir. Şiddeti yaratan toplumsal cinsiyet eşitsizliği cezasızlıkla, etkili olmayan soruşturmalarla, alışmaya itilen politikasızlıklarla gün geçtikçe derinleşmektedir.”

Whatsapp Görsel 2025 11 25 Saat 12.54.16 Ef0A31Ff“TÜM ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ ETKİN ŞEKİLDE SORUŞTURULMALI”

Van Barosu Kadın Hakları Merkezi son olarak şu talepleri sıraladı:

“Buradan bir kez daha seslenerek şüpheli tüm kadın ölümlerinin aydınlatılması için etkin ve etkili soruşturma yapılması önündeki tüm yasal engellerin kaldırılmasını, kadınların tedirgin hissettiği her türlü yasal düzenlemelerin geri alınmasını, Anayasa Mahkemesi tarafından iptali sağlanan eşitsizlik yaratan yasal düzenlemeler hakkında ise derhal yeni düzenlemeler yapılmasını talep ederken; haklarını üniversitelerde, fabrikalarda, sokaklarda, mahkeme salonlarında, hapishanelerde arayan tüm kadınların ve dezavantajlı grupların yaşam hakkını korumakla sorumlu olan tüm devlet mekanizmalarını sorumluluğa çağırıyoruz.”

“KAZANIMLARIMIZIN YOK EDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

Açıklama şu sözlerle son buldu:

“Kadınların kadın olmaktan dolayı uğradıkları ayrımcılığın kurumsallaşmasına, kadınların uzun mücadeleler sonucu elde ettikleri kazanımların yok edilmesine müsaade etmeyeceğimizi, kadının yaşam hakkının her daim savunuculuğu ile koruyuculuğunu yapmak üzere Van Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak görevde olduğumuzu belirtirken dezavantajlı her grubun haklarının arkasında durmak, yaşam haklarını savunmak ve İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını sağlamak için var gücümüz ile mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.”

Muhabir: MERVE İŞLER