Van'da son günlerde öğlesaatlerinde dışarı çıkmayı deneyin. Bir parkta oturun. Bir caddede yürüyün. Bir çocuğun oyun oynarken sığınabileceği bir gölge arayın. Sonra dönüp etrafınıza bakın. Ne görüyorsunuz? Çıplak dağlar... Çıplak tepeler...

Çıplak yamaçlar... Ve her geçen yıl daha sıcak hissedilen bir şehir... İnsan ister istemez soruyor: Van gibi bir göl şehri neden gölgesiz? Evet, yanlış okumadınız. Türkiye'nin en büyük gölüne sahip bir şehirden bahsediyoruz. Suyu olan bir şehirden...Akarsuları olan bir şehirden... Barajları olan bir şehirden...

Verimli ovaları olan bir şehirden... Ama aynı zamanda yazın insanların gölge bulmakta zorlandığı bir şehirden... Bu tablo sizce de düşündürücü değil mi? Bugün Van'a havadan bakan birinin karşısına çıkan manzara oldukça çarpıcıdır. Masmavi bir göl...

Ve o gölün çevresinde kilometrelerce uzanan çıplak dağlar... Yıllardır aynı görüntü. Yıllardır aynı sessizlik. Yıllardır aynı kabulleniş.

Oysa mesele sadece estetik değildir. Mesele sadece çevre de değildir. Bu aynı zamanda bir şehircilik meselesidir. Bir sağlık meselesidir. Bir gelecek meselesidir. Çünkü ağaç demek gölge demektir.Ağaç demek serinlik demektir. Ağaç demek yaşam kalitesi demektir. Peki bu şehirde Tarım ve Orman Bakanlığı yok mu?Var. Orman teşkilatı yok mu?Var. Ağaçlandırma birimleri yok mu?Var. Üniversite yok mu?Var. Üstelik Ziraat Fakültesi de var. Akademisyenler var. Mühendisler var. Projeler var. Toplantılar var. Peki sonuç nerede? İşte vatandaşın sormaya başladığı soru tam da budur. Yanlış anlaşılmasın. Kimsenin emeğini yok saymak haksızlık olur. Dikilen her fidan değerlidir. Yapılan her çalışma kıymetlidir. Ancak vatandaş sonuç görmek ister.Çünkü önemli olan kaç fidan dikildiği değil, kaç fidanın büyüdüğüdür. Önemli olan kaç proje hazırlandığı değil, Van'ın ne kadar yeşerdiğidir. Önemli olan kaç toplantı yapıldığı değil, çocuklarımızın kaç ağacın gölgesinde oynayabildiğidir. Belki de artık başka şeyleri konuşmanın zamanı gelmiştir. Van'ın etrafında neden büyük bir yeşil kuşak oluşturulamıyor? Neden çıplak yamaçlar yıllardır aynı halde duruyor? Neden her yıl binlerce fidan dikildiğini duyuyoruz da şehir hâlâ gölgeye hasret kalıyor? Ve en önemlisi... Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin Ziraat Fakültesi, Van'ın daha yeşil bir şehir olması için hangi uzun vadeli projeleri ortaya koyuyor? Bu soru eleştirmek için değil, çözüm üretmek için sorulmalıdır. Çünkü Van'ın geleceği sadece yeni yollarla, yeni binalarla veya yeni projelerle şekillenmeyecek. Van'ın geleceği, doğasıyla kurduğu ilişkiyle de şekillenecek. Bugün dünyanın birçok şehri iklim değişikliğine karşı milyonlarca ağaç dikerek, yeşil koridorlar oluşturarak, şehir ormanları kurarak hazırlık yapıyor. Biz neyi bekliyoruz? Van'ın en büyük zenginliği sadece gölü değildir. Doğasıdır.

Coğrafyasıdır. İklimidir. Ama bir coğrafya korunmazsa zamanla yoksullaşır. Bir şehir yeşilden uzaklaştıkça daha sıcak, daha kurak ve daha yaşanması zor bir hale gelir. Türkiye'nin en büyük gölüne sahip olan Van, neden hâlâ gölge arayan bir şehir görünümünden kurtulamıyor?

Ve daha da önemlisi... Van'ın coğrafyası yavaş yavaş fakirleşirken, biz bunu seyretmeye ne kadar daha devam edeceğiz?