Bir gün boyunca Edremit’ten İskele sahiline, Molla Kasım’dan Ayanıs’a, Amik sahillerinden Adatepe’ye kadar Van Gölü’nün eşsiz kıyılarını geziyorsunuz. Ailenizle piknik yapıyor, yemeğinizi yiyor, çayınızı içiyor, çocuklarınızla güzel vakit geçiriyor, gölün ve doğanın tadını çıkarıyorsunuz.

Peki ya sonra?
Arkanızda plastik şişeleri, poşetleri, yiyecek artıklarını, çocuk bezlerini, pet bardakları ve daha nice çöpü bırakıp hiçbir şey olmamış gibi çekip gidiyorsunuz.
Ertesi gün aynı sahile gelen başka bir aile, sizin bıraktığınız çöplerin arasında oturmak zorunda kalıyor. Çocukların oynadığı alanlarda plastikler, kirli bezler ve yiyecek artıklarıyla karşılaşılıyor. Birkaç saat önce insanın içini huzurla dolduran o güzel sahiller, kısa sürede adeta çöp alanına dönüşüyor.
İnsan bu manzarayı görünce üzülüyor, öfkeleniyor ve gerçekten utanıyor.

Bazen insan kendi kendine soruyor:
Biz bu hale nasıl geldik?
Bu kadar mı duyarsız olduk?
Bu kadar mı vicdanımızı kaybettik?

Hayvan bile yaşadığı yeri kirletmez. Birçok canlı yuvasını ve çevresini korur. Ama kendisini “uygar” gören bazı insanlar, ailesiyle saatlerce faydalandığı sahili çöplük gibi bırakıp gidebiliyor.

Bu artık sadece bir temizlik meselesi değildir.
Bu, ahlak meselesidir.
Bu, vicdan meselesidir.
Bu, insanlık meselesidir.
Bu, şehir kültürü meselesidir.

Kentlilik Yaşadığın Yere Sahip Çıkmaktır
Kentlilik yalnızca bir şehirde yaşamak değildir.
Kentlilik; yaşadığın yere sahip çıkmaktır.
Kullandığın parkı temiz bırakmaktır.
Sahiline ve gölüne saygı göstermektir.
Doğayı kendi malın gibi korumaktır.
Senden sonra gelecek insanları düşünmektir.
Çocuğuna temiz bir sahil bırakmak istiyorsan, önce elindeki çöpü yere atmayacaksın.
“Nasıl olsa belediye temizler.” demeyeceksin.

Hayır!
Belediye temizlik yapabilir ama senin sorumluluğunu senden alamaz.
İnsan kendi evinin salonuna çöp atmadığı gibi, yaşadığı şehrin sahiline de çöp atmamalıdır. Çünkü şehir de bizim evimizdir. Van Gölü de bizim ortak değerimiz, ortak nefesimiz ve gelecek nesillere bırakacağımız büyük bir emanettir.
Bir çöpü yere atmak birkaç saniye sürüyor.
Ama o çöpün doğaya verdiği zarar yıllarca, hatta bazen nesiller boyunca devam ediyor.

Bugün bıraktığınız plastik, yarın çocuğunuzun karşısına çıkabilir.
Bugün kirlettiğiniz Van Gölü, yarın torunlarınızın gözünün önünde yok olabilir.
Sonra dönüp “Van Gölü neden kirleniyor?” diye sormanın hiçbir anlamı kalmaz.
Belediyelere de Büyük Sorumluluk Düşüyor

Elbette bu konuda sorumluluk yalnızca vatandaşlara ait değildir. Van Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm ilçe belediyelerimize ve ilgili kurumlarımıza da büyük görev düşmektedir.
Van Gölü’nün kilometrelerce uzanan sahillerinin temizliği yalnızca vatandaşların duyarlılığına bırakılamaz.
Özellikle yaz aylarında yoğun kullanılan Edremit, Tuşba, İpekyolu, Gevaş, Muradiye, Erciş ve diğer ilçe sahillerimizde temizlik çalışmaları daha sık ve düzenli yapılmalıdır.
Sahillerde yeterli sayıda çöp konteyneri ve çöp toplama noktası oluşturulmalı; özellikle hafta sonları ve yoğun günlerde temizlik ekiplerinin sayısı artırılmalıdır.
Sahillerin sabah erken saatlerde temizlenmesinin yanı sıra, gün içerisinde oluşan yoğunluğa göre yeniden kontrol edilmesi sağlanmalıdır.
Bunun yanında zabıta ekipleri tarafından düzenli denetimler yapılmalı, çevreyi bilinçli şekilde kirletenler uyarılmalı ve gerekli durumlarda caydırıcı yasal yaptırımlar uygulanmalıdır.
Çünkü vatandaşın görevi çöpünü yere atmamak ve çevresini temiz bırakmaktır.
Belediyelerin görevi ise temizliği sağlamak, denetlemek, gerekli altyapıyı oluşturmak ve sahillerimizi korumaktır.
Sorumluluk ne yalnızca vatandaştadır ne de yalnızca belediyelerdedir.
Vatandaş duyarlı olacak.
Belediye görevini yapacak.
Kurumlar denetleyecek.
Ancak bu şekilde Van Gölü’nün sahillerini temiz, düzenli ve gelecek nesillere yakışır hale getirebiliriz.

Temiz Tutanlara Teşekkür
Sahillerimizi temiz bırakan, çöpünü yanında taşıyan, çevresine sahip çıkan ve çocuklarına güzel örnek olan bütün duyarlı vatandaşlarımızı da yürekten kutluyorum.

Sizler iyi ki varsınız.
Çünkü bu şehir hâlâ sizin gibi insanların duyarlılığı ve vicdanıyla ayakta duruyor.
Geliniz, Van Gölü’ne yalnızca gezilecek, piknik yapılacak ve fotoğraf çekilecek bir yer olarak bakmayalım.

Van Gölü bize bırakılmış büyük bir emanettir.
Bizden önce bu göl vardı.
Bizden sonra da olmalı.
Çocuklarımız da bu sahillerde yürümeli.
Torunlarımız da Van Gölü’nün maviliğini görmeli.
Onlar da tertemiz kıyılarda piknik yapmalı, gölün güzelliğini bizim gibi yaşamalı.

Bunun için bugün hepimize düşen çok basit görevler var:
Çöpünü yere atma.
Çöpünü yanında götür.
Kirleteni uyar.
Sahiline sahip çık.
Van Gölü’ne sahip çık.

Unutmayalım:
Bu şehir bizim.
Bu göl bizim.
Bu sahiller bizim.
Bu doğa bizim.
Ama gelecek nesillerin de hakkı var.
Onların hakkını çöplerimizle kirletmeyelim.

Sahiller çöp değil, geleceğimizdir!
Van Gölü’nü kirletmek yalnızca doğaya zarar vermek değil, kendi geleceğimize de zarar vermektir.
Temiz bir Van, temiz sahiller ve yaşanabilir bir Van Gölü için artık hep birlikte sorumluluk alma zamanıdır.

Çünkü temiz çevre bir lüks değil, insan olmanın ve kentli olmanın gereğidir.