TÜİK verilerine göre Van'ın da içinde bulunduğu TRB2 Bölgesi, Türkiye'nin kişi başına geliri en düşük bölgesi. İşsizlik, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısının yoğun yaşanıyor. Bununla birlikte kentte, yaz aylarıyla birlikte milyonlarca liralık takıların konuşulduğu görkemli düğünler yeniden gündemde.

VAN'DA AYNI ANDA İKİ FARKLI HAYAT YAŞANIYOR

Van'da yaz aylarının gelmesiyle birlikte düğün sezonu da hareketlendi. Kent genelinde her gün onlarca düğün düzenlenirken, bazı düğünlerde takılan yüksek miktardaki altınlar, uzun süren takı törenleri, lüks otomobil konvoyları ve gösterişli organizasyonlar sosyal medyada milyonlarca kişiye ulaşıyor. Son yıllarda Van düğünleri, ihtişamlı görüntüleriyle ulusal basında ve sosyal medya platformlarında sıkça gündeme geliyor. Ancak bu gösterişli karelerin ortaya çıktığı Van, aynı zamanda düşük gelir düzeyi, işsizlik ve hayat pahalılığıyla mücadele eden, Türkiye'nin ekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerinden birinde yer alıyor. Bir yanda geçim sıkıntısı yaşayan binlerce aile, diğer yanda milyonlarca liralık takıların konuşulduğu düğünler. Peki Türkiye'nin en düşük gelirli bölgesinde bu kadar büyük düğün ekonomisi nasıl oluşuyor?

Whatsapp Image 2026 07 15 At 16.24.16

Van'da düğün sektörü, kent ekonomisinin en hareketli alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Merkez ilçeler başta olmak üzere Edremit, Tuşba, İpekyolu ve Erciş'te çok sayıda düğün salonu ve kır düğünü işletmesi faaliyet gösteriyor. Sektör temsilcilerine göre kent genelinde faaliyet gösteren düğün salonu ve organizasyon mekânlarının sayısı 150'ye yaklaşıyor. Yaz aylarında yoğunlaşan düğün sezonunda birçok işletmede rezervasyonlar haftalar, hatta aylar öncesinden doluyor.

VAN'DA EVLENMENİN BEDELİ 2 MİLYON TL'YE KADAR ÇIKABİLİYOR

Türkiye genelinde, artan enflasyon ve yükselen hizmet fiyatları, evlenmenin maliyetini de önemli ölçüde artırdı. Van’da da düğün sektörü verilerine göre 2026 yılında standart bir düğünün maliyeti; salon, organizasyon, gelinlik, damatlık, fotoğraf-video çekimi, kuaför, müzik ve diğer temel giderlerle birlikte yaklaşık 440 bin TL'den başlıyor. Organizasyonun kapsamına, davetli sayısına ve ikramlara göre bu rakamın 1 milyon TL'nin üzerine, lüks organizasyonlarda ise 1,5-2 milyon TL seviyelerine kadar çıkabildiği kendini gösteriyor.

CHP İpekyolu İlçe Başkanlığı Feshedildi
CHP İpekyolu İlçe Başkanlığı Feshedildi
İçeriği Görüntüle

Van'da Ayni Anda İki̇ Farkli Hayat Yaşaniyor (3)

ALTIN FİYATLARINDAKİ REKOR ARTIŞ DÜĞÜN BÜTÇELERİNİ KATLADI

Van'da düğün hazırlığı yapan ailelerin en büyük gider kalemlerinden biri de altın oluşturuyor. Son beş yılda gram altın fiyatı yaklaşık 10 katın üzerinde artış gösterdi. 2021 yılında yaklaşık 500-550 TL seviyesinde işlem gören gram altın, Temmuz 2026 itibarıyla 6 bin 600 TL'nin üzerine çıktı. Aynı dönemde çeyrek altın da yaklaşık 900 TL seviyelerinden 11 bin TL bandına yükseldi. Bu artış, düğünlerde takılan altınların maliyetini katlayarak hem ailelerin bütçesini zorladı hem de düğün ekonomisinin büyüklüğünü gözler önüne serdi.

TÜİK RAPORU: VAN'IN YER ALDIĞI TRB2 BÖLGESİ SON SIRADA

Düğünlerde görülen şatafat, görkemli karelerin yanında, Van'ın ekonomik tablosu, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yayımladığı 2025 yılı Gelir Dağılımı İstatistikleri'ne de yansıdı. TÜİK verilerine göre Van'ın da içinde bulunduğu TRB2 Bölgesi (Van, Muş, Bitlis ve Hakkâri), yıllık ortalama eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert geliri bakımından Türkiye'nin en düşük gelir düzeyine sahip bölgesi oldu.

Whatsapp Image 2026 07 16 At 11.39.33

Verilere göre Türkiye genelinde yıllık ortalama eşdeğer hane halkı kullanılabilir fert geliri 332 bin 882 TL olarak hesaplanırken, Van'ın da yer aldığı TRB2 Bölgesi'nde bu rakam 172 bin 552 TL'de kaldı. Böylece bölgedeki ortalama gelir, Türkiye ortalamasının yaklaşık yüzde 48 altında gerçekleşti.Ekonomik veriler, Van'ın da içinde bulunduğu bölgenin gelir düzeyi açısından Türkiye'nin en dezavantajlı bölgeleri arasında yer aldığını ortaya koyarken; geçim sıkıntısı, artan yaşam maliyetleri ve sınırlı ekonomik imkânlar kentte günlük yaşamı doğrudan etkiliyor. Buna karşın özellikle düğün sezonunda ortaya çıkan gösterişli organizasyonlar, yüksek tutarlı takılar ve sosyal medyada gündem olan görüntüler, ekonomik tablo ile dikkat çekici bir tezat oluşturuyor.

VAN'IN DÜĞÜN KÜLTÜRÜ EKONOMİK GERÇEKLERLE ÇATIŞIYOR

Van'da düğünler artık yalnızca iki kişinin hayatını birleştirdiği törenler olmanın ötesinde, kentin ekonomik ve sosyal yapısını da gözler önüne seren önemli bir olgu haline geldi. Bir tarafta TÜİK verilerine göre Türkiye'nin en düşük gelir düzeyine sahip bölgesinde yaşam mücadelesi veren binlerce aile, diğer tarafta milyonlarca liralık takılar, saatler süren takı törenleri ve sosyal medyada geniş yankı uyandıran gösterişli organizasyonlar. Van’da TÜİK'in "en düşük gelirli bölge" verisi ile milyonluk düğün görüntüleri arasındaki çarpıcı tezat ise tartışma konusu olmaya devam edecek.

Van'da Ayni Anda İki̇ Farkli Hayat Yaşaniyor (2)

İşsizlik, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısının yoğun olarak hissedildiği kentte, güçlü aile bağları, aşiret yapısı ve toplumsal beklentilerin şekillendirdiği düğün kültürü dikkat çekiyor. Konuya dair konuşan sektör temsilcileri de Van'ın sosyolojik yapısının düğün harcamaları üzerinde belirleyici olduğunu ifade ederken, geçmiş yıllara kıyasla alışkanlıkların değişmeye başladığını ancak ekonomik şartlara rağmen sosyal baskı ve gösteriş anlayışının hâlâ birçok aileyi etkilediğine dikkat çekti.

"ARTIK MİLYONLUK ALTIN HABERLERİ ESKİ DÖNEMDE KALDI"

22 yıldır kuyumculuk sektöründe faaliyet gösteren Konak Kuyumculuk işletmecisi Hüseyin Konak, Van'da son yıllarda gündeme gelen milyonluk düğün ve kilogramlarla ifade edilen altın haberlerinin büyük ölçüde geçmiş yıllara ait olduğunu söyledi. Konak, günümüzde düğünlerde eskisi kadar yüksek miktarda altın takılmadığını belirterek ekonomik şartların toplumun alışkanlıklarını değiştirdiğini ifade etti.

Whatsapp Image 2026 07 16 At 11.39.33 (1)

"AŞİRETLER BİLE ALTIN TAKISINA SINIRLAMA GETİRMEYE BAŞLADI"

Geçmişte ulusal basına yansıyan "7 kilo altın", "milyonluk takılar" gibi haberlerin bugün için gerçeği tam olarak yansıtmadığını dile getiren Konak, özellikle bazı aşiretlerin de kendi aralarında düğünlerde takılan altın miktarını azaltma yönünde kararlar almaya başladığını söyledi.Vatandaşların düğün masraflarını karşılamakta zorlandığını belirten Konak, birçok ailenin düğün sonrasında borç ödemek durumunda kaldığını ifade etti. Buna karşın kendi sektörlerinde borçla altın satışının yaygın olmadığını da sözlerine ekledi.

Yaklaşık 20 yıldır kuyumculuk sektöründe hizmet veren Ercan Altuntaş ise Van'daki düğün maliyetlerinin artmasında yalnızca ekonomik koşulların değil, toplumsal baskının da etkili olduğunu söyledi.Altuntaş, özellikle aşiret yapısı içerisinde "O yaptıysa ben de yapmalıyım" anlayışının hâlâ güçlü olduğunu belirterek, birçok ailenin maddi imkânları yetersiz olmasına rağmen çevresinden geri kalmamak için yüksek miktarda altın almak ve gösterişli düğün yapmak zorunda hissettiğini ifade etti.Sadece altın fiyatlarının değil; düğün salonu, yemek, organizasyon, gelinlik, kuaför ve diğer giderlerin de evlenme maliyetlerini ciddi şekilde artırdığına dikkat çeken Altuntaş, bu nedenle bazı ailelerin borçlandığını, hatta araçlarını satmak zorunda kaldığını söyledi.

Whatsapp Image 2026 07 16 At 11.39.32

ÇÖZÜM GÖSTERİŞTE DEĞİL, TOPLUMSAL UZLAŞIDA

Gösteriş ve özenme kültürünün düğün maliyetlerini artıran en önemli etkenlerden biri olduğunu dile getiren Altuntaş, bu sorunun çözümü için aile büyükleri, kanaat önderleri ve aşiret temsilcilerinin ortak kararlar alarak düğünlerde takılacak altın ve yapılacak harcamalara makul sınırlar getirmesi gerektiğini ifade etti. Altuntaş, ailelerin ekonomik imkânlarını göz önünde bulundurarak hareket etmelerinin hem yeni evlenecek çiftler hem de toplum açısından daha sağlıklı bir yaklaşım olacağını belirtti.

Van'da ekonomik veriler ile düğün kültürü arasındaki çelişki yalnızca rakamlara değil, kentin sosyal yaşamına da yansıyor. Bir yanda Türkiye'nin en düşük gelirli bölgelerinden biri olmanın getirdiği ekonomik zorluklar, diğer yanda gösterişli düğünlerin oluşturduğu sosyal baskı. Bu paradoksun çözümü ise ekonomik koşullar kadar toplumsal anlayışın değişmesinden geçiyor.

Muhabir: ABDÜLSELAM KURT