Türkiye’de bireysel silahlanma endişe verici boyutlara ulaştı. Umut Vakfı verilerine göre 86 milyonluk nüfusta yaklaşık 34 milyon silah bulunuyor. Aynı oranın Van nüfusuna yansıtılması halinde kentte yaklaşık 440 bin silah bulunduğu tahmin edilirken kentte her 3 kişiden birinde silah bulunuyor.
Türkiye çapında bireysel silahlanma oranları bir hızla tırmanırken, bu kontrolsüz büyümenin sancıları en derinden hisseden kentlerin başında ise Van geliyor. Kentte son yıllarda arazi kavgalarından aile içi husumetlere, sokak arası tartışmalardan düğünlerdeki "maganda kurşunlarına" kadar pek çok asayiş olayı kanlı belgelerle sonuçlanıyor. Silaha erişimin kolaylaşması, Van'daki en küçük gerilimlerin bile anlık çatışmaya evrilmesine zemin hazırlarken silahlı şiddet olayları gün geçtikçe can almaya devam ediyor. Umut Vakfı'nın verilerine göre Türkiye'de 86 milyonluk nüfusa karşılık yaklaşık 34 milyon silah bulunuyor. Silahların önemli bölümünün ruhsatsız olduğu belirtilirken, bireysel silahlanma ise her geçen yıl artıyor.
VAN’DA YAKLAŞIK 440 BİN SİLAH BULUNDUĞU TAHMİN EDİLİYOR
Türkiye genelindeki silah sayısı nüfusa oranlandığında, kişi başına yaklaşık 0,40 silah düşüyor. Bu oran, 1 milyon 112 bin 13 nüfusa sahip Van’a uyarlandığında kentte yaklaşık 439 bin 800 silah, yani yaklaşık 440 bin silah bulunduğu tahmin ediliyor.
VAN’DA 26 SİLAHLI ŞİDDET OLAYI YAŞANDI
Umut Vakfı verilerine göre Van’da geçtiğimiz yıl 26 silahlı şiddet olayı meydana geldi. Yine 2026 yılının ilk 6 ayında da basına yansıyan çok sayıda silahlı şiddet olayı meydana geldi.
CİNAYETLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ RUHSATSIZ SİLAHLARLA İŞLENİYOR
Paylaşılan verilere göre Türkiye’de işlenen cinayetlerin yüzde 96’sı ruhsatsız silahlarla gerçekleştiriliyor. Raporda ayrıca her gün ortalama 10 kişinin silahlı saldırılar sonucu yaşamını yitirdiği belirtiliyor.
İLK ÜÇ AYDA 25 BİN RUHSATSIZ SİLAH ELE GEÇİRİLDİ
2026 yılının ilk üç ayında güvenlik güçleri tarafından 25 bin ruhsatsız silah ele geçirildi. Uzmanlar, ruhsatsız silahların yaygınlaşmasının kamu güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğunu belirterek denetimlerin artırılması ve caydırıcı cezaların uygulanması gerektiğini vurguluyor.




