Türkiye’nin küçükbaş hayvancılık merkezlerinden Van’da, çobanlık mesleğine ilgi hızla azalıyor. Yüksek kazanç imkânlarına rağmen yerli iş gücünün sektörden uzaklaşması, üreticiyi zor durumda bırakırken hayvancılık faaliyetleri büyük ölçüde yabancı çobanlara bağımlı hale geldi.
Küçükbaş hayvancılığın önde gelen illerinden Van’da sektör ciddi bir darboğazla karşı karşıya. Koyun ve keçi yetiştiriciliğinde ülke genelinde üst sıralarda yer alan kentte, binlerce ailenin geçim kaynağı olan hayvancılık, çobanlık mesleğine olan ilginin azalması nedeniyle risk altına girdi. Yayla sezonunun başlamasıyla birlikte sürülerini teslim edecek deneyimli çoban bulmakta zorlanan üreticiler, faaliyetlerini sürdürmekte güçlük çekiyor.
YÜKSEK GELİR TEKLİFİNE RAĞMEN TALEP YOK
Türkiye’de asgari ücretin 28 bin 75 TL seviyesinde olduğu bir dönemde, aylık 150 bin TL’ye ulaşan ve sezonluk toplamda yaklaşık 1 milyon 700 bin TL’yi bulan kazanç fırsatları dahi yerli gençleri çobanlık mesleğine çekmeye yetmiyor. Sahadan çekilen yerli iş gücü, üretimde ciddi bir açık oluşturuyor.

Van Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı İskan Işık, hayvancılığın artık büyük ölçüde yabancı iş gücüne dayandığını belirterek, sektörün özellikle Afgan çobanlara bağımlı hale geldiğini ifade etti.
“SEKTÖR YABANCI İŞ GÜCÜNE BAĞIMLI HALE GELDİ”
Van Ziraat Mühendisleri Şubesi Eş Başkanı İskan Işık, bölgede hayvancılığın sürdürülebilirliğinin yabancı iş gücüne bağlı olduğunu vurgulayarak, “Bugün Afgan çobanlar olmasa hayvancılık ciddi anlamda sekteye uğrar. Şu an bir krizin eşiğindeyiz. Ya gençlerimizi bu alana yönlendirecek teşvikler geliştirmeliyiz ya da mevcut yabancı iş gücünü daha düzenli ve güvenli hale getirmeliyiz” dedi.
“ÇOBANLIK DENEYİM GEREKTİREN BİR MESLEK”
Mesleğin uzmanlık ve tecrübe gerektirdiğine dikkat çeken Işık, “Çobanlık özel bir iştir. Hayvanın dilinden anlamak gerekir. Bu meslek sahada öğrenilir. Nasıl ki iyi bir usta işletmenin kaderini belirlerse, iyi bir çoban da hayvancılığın verimini doğrudan etkiler” ifadelerini kullandı.
DENEYİMLİ ÇOBAN SAYISI AZALIYOR
Bölgede “koçer” olarak bilinen tecrübeli çobanların sayısının giderek düştüğünü belirten Işık, geçmişte Batman ve İdil çevresinde yetişen nitelikli çobanların artık mesleğe yönelmediğini söyledi. Oluşan boşluğun ise Afgan ve Suriyeli işçilerle doldurulmaya çalışıldığı kaydedildi.
DÜŞÜK MALİYET ODAKLI TERCİHLER KALİTEYİ ETKİLİYOR
Sektörde maliyet kaygısıyla daha ucuz iş gücüne yönelimin arttığını belirten Işık, bu durumun hayvancılığın kalitesini olumsuz etkilediğini ifade ederek, “Artık işin ehli yerine daha ucuz iş gücü tercih ediliyor. Oysa çoban, hayvanın beslenmesinden sağlığına kadar birçok süreci doğrudan etkileyen kritik bir unsurdur” dedi.
HAYVANCILIKTA DARALMA RİSKİ
Nitelikli iş gücünün sektörden uzaklaşmasının uzun vadede üretimi daraltacağını dile getiren Işık, “İşin ehline iş verilmediğinde üretici de bu işten uzaklaşır. Bugün 20 kişi yapan işi yarın 10 kişi yapar, sonra 5’e düşer. Bu da hayvancılığın daralmasına yol açar” şeklinde konuştu.
KIRSALDAN GÖÇ ETKİSİ ARTIYOR
Kırsal bölgelerde yaşam koşullarının zorlaşması ve teşviklerin yetersiz kalması nedeniyle göçün hızlandığını belirten Işık, bu durumun üretim üzerinde doğrudan etkili olduğunu vurguladı. “İnsanlar köyde kalmak istemiyor. Bu da hem üretimi hem de mesleklerin devamlılığını tehdit ediyor” dedi.
DESTEK VE TEŞVİK ÇAĞRISI
Çözüm için devlet desteklerinin artırılması gerektiğini ifade eden Işık, özellikle küçük üreticilerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Mevcut sistemde yüksek katkı paylarının üreticiyi zorladığını belirten Işık, çobanlara yönelik desteklerin artırılması, sigorta ve sosyal güvence imkanlarının genişletilmesi gerektiğini dile getirdi.
Işık ayrıca sahada teknik desteğin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Her köye bir imam atandığı gibi, en az iki ziraat mühendisinin sahada görev yapması sağlanmalı. Masa başında değil, üreticinin yanında olunmalı. Teknoloji ve bilgi sahaya indiğinde verim artacaktır.” ifadelerini kullandı.




