SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, sosyal medyada tartışma konusu olan Van’daki bayram öncesi sokak görüntülerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Sarıkaya, sokak lezzetlerinin kültürel bir değer olduğunu ancak toplum sağlığının korunması için denetim ve hijyen standartlarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, bayram arifesinde Van sokaklarında ortaya çıkan görüntüler üzerinden yürütülen tartışmalarla ilgili kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Tartışmanın yalnızca seyyar tezgâhlar ya da sokak yemeklerinden ibaret olmadığını belirten Sarıkaya, konunun şehir kültürü, aidiyet duygusu, ekonomik yaşam, geleneksel hayat ve kamusal denetim arasındaki dengeyle ilgili olduğunu ifade etti.

Doktorlar Durumu Görünce Hiç Beklemedi: Bahçesaray’dan Van’a Jet Hızıyla Sevk!
Doktorlar Durumu Görünce Hiç Beklemedi: Bahçesaray’dan Van’a Jet Hızıyla Sevk!
İçeriği Görüntüle

“İnsanlar kaybettikleri sosyal dokuyu özlüyor”

Van’daki görüntülerin birçok kişiye geçmişin mahalle kültürünü ve eski çarşı hayatını hatırlattığını belirten Sarıkaya, modern yaşamın tekdüzeliği içerisinde insanların daha doğal ve samimi olan değerlere özlem duyduğunu söyledi.

Sokakta kaynayan bir kazan, taş fırından çıkan yemekler ve geleneksel yöntemlerle hazırlanan ürünlerin toplumda karşılık bulduğunu ifade eden Sarıkaya, “Bunlar yalnızca yiyecek değil; bir kültürün, bir hafızanın ve bir yaşam biçiminin parçasıdır” dedi.

“Romantik nostalji ile kamusal gerçeklik ayrılmalı”

Açıklamasında sağlık ve güvenlik risklerine de dikkat çeken Sarıkaya, kontrolsüz biçimde ortaya çıkan bazı görüntülerin beraberinde ciddi sorunlar taşıyabileceğini vurguladı. Gıda güvenliği, hijyen koşulları, kullanılan suyun kalitesi, saklama şartları ve çapraz bulaş riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Sarıkaya, toplum sağlığı söz konusu olduğunda yalnızca iyi niyetin yeterli olmayacağını ifade etti.Sarıkaya, “Denetlenemeyen her alan zamanla risk üretir” ifadelerini kullandı.

“Yasakçı anlayış da sınırsız özgürlük de doğru değil”

Meseleye tamamen yasakçı ya da tamamen sınırsız özgürlükçü bir bakış açısıyla yaklaşmanın doğru olmadığını belirten Sarıkaya, geleneksel sokak lezzetlerinin korunarak kayıt altına alınması gerektiğini dile getirdi. Sarıkaya, belediyeler ve ilgili kurumlar tarafından denetlenen, hijyen standartları belirlenmiş geleneksel sokak lezzetleri çarşılarının oluşturulabileceğini belirterek, bu sayede hem kültürün yaşatılacağını hem de toplum sağlığının korunacağını söyledi.

Dünyadan örnekler verdi

Açıklamasında dünyanın farklı şehirlerinden örnekler de veren Sarıkaya, Singapur’daki “Hawker Centre” sistemiyle sokak lezzetlerinin belirli merkezlerde toplandığını ve düzenli denetimlerle güvence altına alındığını anlattı.Bangkok’ta kontrolsüz büyüyen sokak lezzeti alanlarının zamanla hijyen ve trafik sorunlarına neden olduğunu belirten Sarıkaya, daha sonra kontrollü “street food zones” uygulamasına geçildiğini ifade etti. Gaziantep örneğine de değinen Sarıkaya, geleneksel lezzetlerin çarşı kültürü içerisinde korunarak gastronomi turizmine dönüştürüldüğünü ve şehir ekonomisine ciddi katkı sağladığını söyledi.

“Kontrolsüzlük özgürlük değildir”

Sokak lezzetlerine karşı olmadığını vurgulayan Sarıkaya, önemli olanın bu kültürel değerleri güvenli ve sürdürülebilir hale getirmek olduğunu belirtti. Doğru planlanan kültürel alanların şehirlerin marka değerine dönüşebileceğini ifade eden Sarıkaya, “Bugün Van’ın ihtiyacı olan şey; kendi kültüründen utanmak değil, onu medeni, güvenli ve denetlenebilir bir sistem içerisinde yeniden inşa etmektir” dedi. Sarıkaya açıklamasını, “Kontrolsüzlük özgürlük değildir. Denetim ise yasak değil, toplum sağlığının teminatıdır” sözleriyle tamamladı.

Muhabir: MERVE İŞLER