Horhor CamiVan Kalesi’nin görkemli gölgesinde, rüzgârın taşlara dokunan eski bir ilahi gibi estiği yerde, Horhor Camii ve Medresesi sessiz bir zarafetle duruyor. Şehrin gürültüsünden uzak, ama tarihin tam kalbinde… Yaklaştıkça, geçmişin adımlarının hâlâ toprağın altında titreştiğini hissediyorsunuz. Burası sıradan bir yapı değil; zamanın yıkamadığı bir hafıza mekânı.

Van’da Bu Hafta Hava Nasıl Olacak? Meteoroloji Uyardı
Van’da Bu Hafta Hava Nasıl Olacak? Meteoroloji Uyardı
İçeriği Görüntüle

Horhor’a giden patika, Van Ovası’nın dinginliği içinde kıvrılarak ilerliyor. Kalenin heybetli surları yukarıdan bakarken, Horhor Camii alçakgönüllü bir bilge gibi sizi karşılıyor. Duvarlarının çoğu yıkılmış, taşları savaşların, depremlerin, yalnızlığın izlerini taşıyor. Ama ayakta kalan her parça, geçmişi anlatmak için adeta birbirini tamamlıyor. Güney duvarındaki taş mihrap, istiridye yivli kavsarası ve kök boyalarla işlenmiş kalem işleriyle zamanın ötesinden seslenen bir sanat eseri gibi parlıyor. Yanında ise bir zamanlar firuze ve lacivert çinilerle süslü tuğla minarenin gövdesi… Şerefesi yok, peteği yok; ama geriye kalan 14,5 metrelik kısmı bile insanı durup düşünmeye davet ediyor.

Dokc G Gs X4 A Eh Yyl

Ve Horhor’un ismini aldığı o su… Bugün belki sadece hafızalarda akıyor, ama anlatılanlara göre eskiden yanından horultulu bir sesle geçen bu su, medreseye hem adını hem ruhunu vermiş. O sesi kulaklarınızda hayal ettiğinizde, mekânın sessizliği daha anlamlı geliyor.

Horhor'un en kıymetli hikâyesi ise, taşlarında değil; duvarlarında yankılanan ilimde saklı. Bediüzzaman Said Nursi’nin 1897–1907 ve 1912–1914 yılları arasında burada talebe yetiştirdiğini bilmek, camiyi yalnızca bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda bir fikir ve mücadele merkezi hâline getiriyor. Rivayete göre dersler, salonda uzanan büyük bir masanın etrafında yapılıyordu. O masanın etrafında toplanmış genç talebeleri, o günlerin ilim arzusunu hayal etmek bile insanı heyecanlandırıyor. Bir zamanlar burada okunan dersler, sonra 1. Dünya Savaşı’nda Rus işgaline ve Ermeni olayları sırasında yaşanan büyük yıkıma rağmen unutulmamış; ama medrese tamamen yakılıp yıkılmış.

Tam 98 yıl boyunca Horhor, savaş enkazının sessiz bir tanığı olarak kalmış. 2013’te yapılan restorasyonla yeniden hayata döndüğünde, sanki asırlık bir nefes almış gibiydi. Fakat yerleşim alanlarından uzaklığı, onu yine kendi yalnızlığına bırakmış. Cami imamının her vakit kapıyı açıp bazen tek başına, bazen ziyaretçileriyle namaz kılması ise insanın içine dokunan bir sahne… Bir mekânın kaderi bazen bir kişinin sadakatiyle ayakta durur; Horhor da böyle bir sadakatin omuzlarında.

Bugün Horhor’u gezdiğinizde, sadece geçmişe değil; bir mirasa da dokunmuş oluyorsunuz. Restorasyonlarla yeniden ayağa kaldırılan bu cami, Anadolu Selçuklu mimarisinin incelikleriyle Osmanlı’nın sadeliğini birleştiriyor. Van Kalesi’nin taşlarına yaslanmış bu eski dost, hâlâ çok şey anlatmak istiyor. Yeter ki yanına varıp sessizliğini dinleyin.

20181212105007654 Van Guzel Fotograflari (31)

Horhor Camii ve Medresesi, bir gezi durağından çok daha fazlası: Bediüzzaman’ın nefesinin değdiği, ilmin ve direnişin hatırasını taşıyan bir hatırlayış mekânı. Oraya ulaşmak belki zahmetli, ama hissettirdikleri bütün yolları değerli kılıyor. Buradan ayrılırken, kalenin eteklerinde hafif bir rüzgâr eser; sanki Horhor’un kaybolmuş suyu yeniden akmış gibi…

HORHOR MEDRESESİ NEREDEDİR, NASIL GİDİLİR?

Horhor Medresesi Van’ın Tuşba ilçesinde yer alan tarihi Van Kalesi’nin güneyinde yer alır. Van şehir merkezine 5 km uzaklıkta olan bu medreseye şehir merkezinden hareket eden toplu taşıma araçları veya kendi şahsi aracınızla gidebilirsiniz.

.

Muhabir: MERVE İŞLER