Suriye’de Kürtlere yönelik saldırıların ardından değerlendirmelerde bulunan eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Kürt-Türk kardeşliğine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “Habil ile Kabil gibi mi kardeş olacağız, yoksa Yusuf ile Bünyamin gibi mi?” sözleriyle kardeşlik söylemini sorgulayan Çelik, Türkiye’deki bazı dindar çevrelere de sert eleştiriler yöneltti.

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, gazeteci Ruşen Çakır’ın programında Kürt meselesine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Suriye’nin Halep kentinde başlayan ve farklı bölgelere yayılan Kürtlere yönelik saldırılara da değinen Çelik, Türkiye’de sıkça dile getirilen kardeşlik söyleminin gerçeklikle örtüşmediğini ifade etti. Irkçı politikalar sürdüğü sürece Kürt sorununun varlığını koruyacağını belirtti.

AKP’nin kurucu isimlerinden olan Hüseyin Çelik, açıklamalarıyla Kürt meselesine dair tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Yıllardır uygulanan politikaların sorunu çözmek yerine daha da derinleştirdiğini vurgulayan Çelik, kardeşlik kavramının içinin nasıl boşaltıldığını çarpıcı bir benzetmeyle anlattı.

Çelik, programda şu ifadeleri kullandı:

“HABİL İLE KABİL GİBİ Mİ KARDEŞ OLACAĞIZ, YUSUF İLE BÜNYAMİN GİBİ Mİ?”

Çelik, programda sözlerle, sıkça dile getirilen kardeşlik vurgusunun pratikte karşılık bulmadığını dile getiren Çelik, gerçek bir kardeşliğin baskı ve çatışma üzerinden değil, eşitlik ve adalet temelinde kurulabileceğini ifade etti.

“IRKÇI POLİTİKALAR SÜRDÜKÇE KÜRT MESELESİ ÇÖZÜLMEZ”

Kürt sorununun PKK ile başlamadığına dikkat çeken Hüseyin Çelik, meselenin yalnızca PKK’ya indirgenmesini eleştirdi. Sorunun çok daha eskiye dayandığını vurgulayan Çelik, şu değerlendirmede bulundu:

“Kürt sorunu PKK ile ortaya çıkan ve PKK’nin ortadan kalkmasıyla sona erecek bir mesele değildir. PKK tüm yapılarıyla ortadan kalksa bile, bu ırkçı yaklaşım devam ettiği sürece sorun çözülemez.”

“SORUNUN TEMELİNDE İNKÂR VE EŞİTSİZLİK VAR”

Çelik, Kürt meselesinin kökeninde kültürel, siyasal ve hukuki eşitsizliklerin bulunduğunu belirterek, sorunun yalnızca güvenlik eksenli politikalarla ele alınmasının çözümü imkânsız kıldığını söyledi. Kürt kimliğinin uzun yıllar boyunca inkâr edildiğini hatırlatan Çelik, bu yaklaşımın toplumsal ayrışmayı derinleştirdiğini dile getirdi.

Çığ Riskine Karşı Bölgesel AFAD Eğitimi Van’da Başladı
Çığ Riskine Karşı Bölgesel AFAD Eğitimi Van’da Başladı
İçeriği Görüntüle

963186 169018188

Devletin Kürtlerle kurduğu ilişkinin tarihsel olarak sorunlu olduğuna işaret eden Çelik, baskı ve asimilasyon politikalarının sorunu ortadan kaldırmadığını, aksine kalıcı hale getirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu ırkçı ve ‘Kürt anasını görmesin’ anlayışı sürdükçe Kürt meselesi varlığını koruyacaktır.”

“MAZLUMİYET KÜRT OLUNCA GÖRMEZDEN GELİNİYOR”

Hüseyin Çelik, Türkiye’deki dindar kesimlerin Kürt meselesi karşısındaki tutumuna da eleştiriler yöneltti. İslam’ın adalet ve kardeşlik vurgusuna rağmen, Kürt meselesinde sergilenen yaklaşımın bu değerlerle çeliştiğini söyledi.

Dindar çevrelerin Filistin, Arakan ve benzeri coğrafyalarda yaşanan zulümlere yüksek sesle tepki gösterdiğini, ancak konu Kürtler olduğunda aynı hassasiyetin gösterilmediğini belirten Çelik, bunun ciddi bir çelişki olduğunu ifade etti. Dini referanslarla dile getirilen kardeşlik söyleminin pratikte karşılık bulmadığını vurguladı.

Bu yaklaşımın ahlaki bir sorun olduğuna dikkat çeken Çelik, dindarlığın söylemde kaldığını dile getirdi.

“DİN, ZULME KARŞI TUTARLILIK İSTER”

Programdaki değerlendirmelerini sürdüren Çelik, İslam’ın temel ilkelerinin adalet, hakkaniyet ve mazlumdan yana durmak olduğunu hatırlattı. Kürt meselesinde devlet politikalarının sorgulanmamasını ve güvenlikçi dilin sorgusuzca benimsenmesini eleştirerek, bunun dini bir duruşla bağdaşmadığını söyledi.

Bir toplumda dindarlık iddiasının, sembollerle değil adalet karşısındaki tavırla ölçülmesi gerektiğini ifade etti.

“KARDEŞLİK SÖYLEMİ İNANDIRICILIĞINI YİTİRİYOR”

Hüseyin Çelik, sıkça dile getirilen “Müslüman kardeşliği” vurgusunun Kürt meselesi söz konusu olduğunda anlamını yitirdiğini belirterek, kardeşliğin hiyerarşik bir ilişki üzerinden kurulamayacağını dile getirdi. Eşitlik içermeyen bir kardeşlik anlayışının samimi olmadığını vurguladı.

“SESSİZLİK DE BİR TUTUMDUR”

Çelik, Kürt meselesinde yaşanan hak ihlallerine karşı sessiz kalan dindar çevrelerin, bu suskunlukla mevcut politikaların bir parçası haline geldiğini söyledi. Zulüm karşısında tarafsız kalınamayacağını ifade eden Çelik, bu durumun dini ve ahlaki sorumlulukla bağdaşmadığını belirtti.

Kaynak: HABER MERKEZİ