Ortadoğu’da 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla yükselen tansiyon, Türkiye’nin doğu sınırındaki Van için kritik bir risk ihtimalini yeniden gündeme getirdi. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Van Şube Başkanı Yakup Ebiri, savaşın derinleşmesi halinde İran’dan Türkiye’ye yönelmesi muhtemel kitlesel göçün, Van’da altyapıdan barınmaya, yapı stokundan şehirleşmeye kadar pek çok alanda zincirleme krizler yaratabileceğini söyledi.Ebiri, kentin mevcut durumunun dahi sürdürülebilir olmadığını vurgulayarak, “Van şu anda kendi nüfusuna bile zor yeten bir şehir. Böyle bir tabloda ani ve yoğun bir göç dalgasını yönetmek neredeyse imkânsız hale gelir” dedi.

“MEVCUT YAPI ZATEN SINIRDA”
Van’daki mevcut sorunlara dikkat çeken Ebiri, özellikle altyapı ve temel hizmetlerde ciddi aksaklıklar yaşandığını ifade etti.
Kentte su temininde yaşanan sıkıntıların günlük yaşamı doğrudan etkilediğini belirten Ebiri, “Bugün Cumhuriyet Caddesi gibi merkezi noktalarda bile üst katlara su çıkmıyor. Bu durum yalnızca iklimle açıklanamaz; ciddi bir altyapı ve planlama eksikliği var” diye konuştu.
Ulaşım altyapısının da yetersiz olduğunu belirten Ebiri, mevcut trafik yoğunluğunun bile kritik seviyede olduğunu, yeni bir nüfus baskısının şehir içi ulaşımı tamamen kilitleyebileceğini söyledi.
“VAN, GÖÇTE İLK TERCİHLERDEN BİRİ OLUR”
İran’daki gelişmelerin Van’a etkisinin şimdiden hissedildiğini ifade eden Ebiri, İranlıların kente ilgisinin arttığını belirtti. “Van, İran’a yakınlığı nedeniyle güvenli ve ulaşılabilir bir şehir olarak görülüyor. Turizm sayesinde İranlılar burayı iyi tanıyor. Bu da olası bir göçte ilk tercih edilen yerlerden biri olmasına yol açar” dedi.Emlak piyasasında hareketliliğin arttığını da belirten Ebiri, henüz kitlesel göç başlamadan bile konut piyasasının zorlandığını söyledi.

KONUTTA KRİZ SİNYALİ: “STOK YETERSİZ”
Van’daki konut stokunun yetersiz olduğunu vurgulayan Ebiri, yerel halkın dahi barınma konusunda zorlandığını ifade etti.“Kendi vatandaşımız kiralık ev bulmakta zorlanıyor. Bu şartlarda on binlerce insanın barınmasını sağlamak mümkün değil” diyen Ebiri, plansız yapılaşmanın da ciddi bir sorun olduğunu dile getirdi.
Göçün kısa sürede barınma krizine dönüşeceğini belirten Ebiri, çadır ve konteyner kentlerin gündeme gelebileceğini ancak bunların kontrollü alanlarda kurulması gerektiğini söyledi.
“SINIRDA PLANLI TAMPON ALAN OLUŞTURULMALI”
Ebiri’nin en dikkat çeken önerilerinden biri sınır hattında tampon bölge kurulması oldu. “Van’ın içine kontrolsüz göç alınması sosyal ve teknik bir çöküşe neden olur. Bu yüzden göçmenlerin ilk karşılanacağı alanlar sınır hattına yakın ve planlı bölgeler olmalı” dedi. Bu sürecin yalnızca yerel yönetimlerle yürütülemeyeceğini belirten Ebiri, merkezi hükümetin aktif rol alması gerektiğini vurguladı.
“YAPI STOĞUNUN %85’İ RİSKLİ”
Van’daki yapı stokuna ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Ebiri, binaların büyük bölümünün mühendislik hizmeti almadan inşa edildiğini söyledi. “Van’daki yapıların yaklaşık yüzde 85’i mühendislik hizmeti almamış. Bu oran Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Kontrolsüz göçle birlikte risk katlanarak artar” dedi. Kaçak yapılaşmanın da hızlanabileceğini belirten Ebiri, özellikle plansız bölgelerde düzensiz yapılaşmanın artacağına dikkat çekti.

İMAR SORUNU DERİNLEŞECEK
Van’da ciddi bir imar planı eksikliği olduğunu ifade eden Ebiri, göçle birlikte bu sorunun büyüyeceğini söyledi.“İnsanlar barınmak için plansız alanlara yönelir ve bu da uzun vadede telafisi zor bir şehirleşme krizine yol açar” dedi. Özellikle İpekyolu ilçesinde acil imar düzenlemelerine ihtiyaç olduğunu vurguladı.
DEPREM GERÇEĞİ İLE ÇİFTE RİSK
Van’ın deprem riski taşıdığına dikkat çeken Ebiri, mevcut yapı stokunun bu açıdan da tehlikeli olduğunu belirtti. “2011 depreminde yapıların yüzde 70’i hasar aldı. Ancak bunların yalnızca yüzde 25-30’u yenilendi. Geri kalan yapıların önemli kısmı hâlâ riskli” dedi. Göçle birlikte bu yapılardaki yoğunluğun artmasının can kaybı riskini büyüteceğini ifade etti.
SU, GIDA VE ULAŞIMDA KRİZ KAPIDA
Ebiri, göçün yalnızca barınma değil, temel ihtiyaçlar açısından da büyük sorunlar doğuracağını belirtti. “Bugün bile su sıkıntısı yaşayan bir şehir, yüz binlerce kişiyi nasıl besleyecek? Gıda, ulaşım, sağlık… Hiçbiri bu yükü kaldıracak kapasitede değil” dedi.

“KURUMLAR ARASI UYUM YOK”
Sorunun çözümü için kurumlar arası koordinasyonun şart olduğunu belirten Ebiri, mevcut durumda ciddi bir uyumsuzluk olduğunu söyledi. “Belediyeler, valilik ve bakanlıklar arasında net bir iş birliği yok. Herkes sorumluluğu birbirine bırakıyor. Oysa bu konu acil bir ortak planlama gerektiriyor” dedi.
ACİL PLAN ÇAĞRISI
Ebiri, yetkililere çağrıda bulunarak olası bir göç dalgasına karşı hazırlık yapılması gerektiğini vurguladı: “Göç olacak mı diye beklemek yerine, olacakmış gibi hazırlık yapmalıyız. Acil eylem planı hazırlanmalı, senaryolar oluşturulmalı ve altyapı yatırımları hızlandırılmalı” dedi.
“VAN BU YÜKÜ TAŞIYAMAZ”
Konuşmasının sonunda net bir uyarıda bulunan Ebiri, mevcut şartlarda Van’ın büyük ölçekli bir göçü kaldıramayacağını yineledi:“Bugün bile temel hizmetlerde zorlanan bir şehiriz. Önlem alınmazsa olası bir göç dalgası Van’da çok boyutlu bir krize dönüşür. Bu sadece göç değil; aynı zamanda şehirleşme, altyapı ve afet riskidir.”





