Van’ın dilden dile aktarılan, kimi zaman güldüren kimi zaman gizemiyle merak uyandıran şehir efsanelerini sizler için derledik. İşte detaylar…

Van, köklü tarihi, zengin kültürü ve sözlü anlatım geleneğiyle yalnızca doğal güzellikleriyle değil, nesilden nesile aktarılan şehir efsaneleriyle de dikkat çekiyor. Yıllardır anlatılan, kimi zaman güldüren kimi zaman düşündüren bu hikâyeler, kentin kültürel hafızasının önemli parçaları arasında yer alıyor. Vanlıların günlük yaşamından doğan ve zamanla efsaneleşen anlatılar, kentin folklorik zenginliğini gözler önüne seriyor.

Vanlı Mizahının Simgesi Olan Hikâyeler

Van şehir efsaneleri arasında en çok anlatılan hikâyelerden biri “Ekmeğin Parasını Ver Yeter” efsanesi olarak biliniyor. Rivayete göre Vanlı bir vatandaş çorbacıya giderek az miktarda çorba siparişi verir. Ancak içtiği çorbaya garson ekmek yetiştiremez. Hesap ödeme sırasında çorbanın fiyatını soran müşteriye esnaf, “Çorba bizden olsun, sen yediğin ekmeğin parasını ver yeter” cevabını verir. Bu hikâye, Vanlıların misafirperverliğini ve kendine özgü mizah anlayışını yansıtan anlatılar arasında yer alıyor.

Bir başka efsane ise “Kamyon Sizin, Deli Kardeşimiz Benim” hikâyesi. Van’da para toplayan ve akşamları topladığı parayla eve dönen sevilen bir kişinin ağabeyleri miras paylaşımı yaparken, mirasçılardan birinin kendisine teklif edilen kamyonu reddederek “Kamyon sizin, deli kardeşimiz benim” dediği anlatılıyor. Bu hikâye de Van halkının nüktedan bakış açısını ortaya koyan anlatımlar arasında bulunuyor.

Van Kalesi ve Gizli Tünel Rivayetleri

Van’ın en önemli tarihi yapılarından biri olan Van Kalesi, şehir efsanelerinin merkezinde yer alıyor. Rivayetlere göre Eski Van Şehri’nin kurulu olduğu kaleye ulaşan gizli tüneller bulunuyor. Bu tünellerin, kale kuşatma altına alındığında halkın kaçabilmesi için Erek Dağı, Kalecik Tepesi ve Toprak Kale ile bağlantılı şekilde yapıldığı anlatılıyor. En dikkat çekici rivayetlerden biri ise Toprak Kale ile Van Kalesi arasında yer aldığı iddia edilen 1052 merdivenli ve öküz arabasının geçebileceği genişlikteki tünel hikâyesi olarak biliniyor.

Disipliniyle Efsaneleşen ‘Dadaş’ Müdür

Van şehir efsaneleri yalnızca tarihi mekânlarla sınırlı kalmıyor. Kentte eğitim hayatına damga vuran isimlerden biri olarak anlatılan Servet Aydın, namı diğer “Dadaş”, şehir efsanelerinde önemli bir yere sahip. Uzun yıllar Van Atatürk Lisesi’nde idarecilik yaptığı bilinen Dadaş’ın, disipliniyle ün kazandığı anlatılıyor. Rivayetlere göre çekmecesinde farklı boylarda sopalar bulunan Dadaş’ın, ceza vereceği öğrencilere sopa seçme özgürlüğü tanıdığı ifade ediliyor.

Kuskunkıran Tüneli ve Vanlı Müteahhit Hikâyesi

Van’ın zorlu coğrafyasını anlatan efsaneler arasında Kuskunkıran Geçidi’ne yapılan tünel ihalesi hikâyesi de yer alıyor. Rivayete göre tünel ihalesine katılan Japon ve Laz müteahhitler, tüneli iki taraftan kazıp ortada birleştirmeyi taahhüt eder. Vanlı müteahhit ise kazıların ortada buluşmaması ihtimaline karşı “En kötü ihtimalle biri geliş biri gidiş olmak üzere iki ayrı tünel yaparız” cevabını verir. Bu hikâye, Vanlıların pratik zekâsını anlatan örnekler arasında gösteriliyor.

Hz. Ali ve Zülfikar Kılıcı Rivayetleri

Van’da anlatılan dini içerikli efsaneler arasında Hz. Ali’ye atfedilen rivayetler de bulunuyor. Anlatımlara göre Hz. Ali’nin Zülfikar adlı kılıcıyla Akköprü taşını ikiye ayırdığı, Van Kalesi üzerinde bulunan ayak izinin ise Hz. Ali’ye ait olduğu ifade ediliyor. Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde de Van Gölü canavarına ve Hz. Ali’ye ilişkin anlatımlar yer aldığı rivayet ediliyor.

Abdurrahman Gazi Türbesindeki Gizemli Ağaç

Van Kalesi yakınlarında bulunan Abdurrahman Gazi Türbesi de şehir efsanelerine konu oluyor. Rivayete göre türbede bulunan ve hamile bir kadını andıran ağacın, Abdurrahman Gazi’nin kızı olduğu anlatılıyor. Hikâyeye göre babasının mezarı başında gölge olmak isteyen kızın dileği kabul edilmiş ve bir anda ağaca dönüştüğü söyleniyor.

Define Hikâyeleri ve Saklı Hazineler

Van şehir efsanelerinde define hikâyeleri geniş yer tutuyor. Taş Kapı veya Meher Kapı olarak bilinen yapının yılda bir kez açıldığı ve içerisinde büyük hazineler bulunduğu anlatılıyor. Rivayete göre kapının açıldığı sırada içeri giren bir çoban kızın, altınları toplarken kapının kapanması sonucu içeride kaldığı ve yıllar sonra taşlaşmış halde bulunduğu söyleniyor.

SON DAKİKA : Van’daki Kazada Vanlı 2 Genç Hayatını Kaybetti!
SON DAKİKA : Van’daki Kazada Vanlı 2 Genç Hayatını Kaybetti!
İçeriği Görüntüle

Benzer şekilde Yedi Kilise’nin altında Ermeni altın darphanesi bulunduğu, Akdamar Adası’nın altının altınla dolu olduğu yönünde anlatımlar da şehir efsaneleri arasında yer alıyor.

Van Gölü Canavarı Efsanesi

Van denildiğinde akla gelen en ünlü efsanelerden biri Van Gölü Canavarı olarak biliniyor. Osmanlı dönemine kadar uzanan anlatımlarda gölde devasa bir yaratığın görüldüğü iddia ediliyor. 1990’lı yıllarda bazı yetkililerin de canavarı gördüklerini açıklamasıyla efsane daha da yaygınlaştı. Bu süreçte canavarı araştırmak için ekipler kuruldu, gözetleme kuleleri oluşturuldu ve efsane uluslararası boyutta ilgi gördü. Van Gölü Canavarı, günümüzde turizm açısından da kentin sembollerinden biri olarak kabul ediliyor.

Ah Tamara Efsanesi ve Akdamar Adası’nın Hikâyesi

Van’ın en romantik efsanelerinden biri Ah Tamara hikâyesi olarak biliniyor. Rivayete göre Akdamar Adası’nda yaşayan keşişin güzeller güzeli kızı Tamar ile bir çoban birbirine âşık olur. Çoban her gece adaya yüzerek gelir, Tamar ise fener yakarak yol gösterir. Keşişin fırtınalı bir gecede fenerle çobanı yanıltması sonucu genç boğularak hayatını kaybeder ve son nefesinde “Ah Tamar” diye haykırır. Tamar da kendini göle bırakarak yaşamına son verir. Bu hikâyenin ardından adanın Ah Tamara ismiyle anıldığı anlatılır.

Şahbağı Efsanesi

Van Kalesi’ni kuşatan İran Şahı Abbas ile ilgili anlatılan efsane de şehir kültüründe önemli yer tutuyor. Rivayete göre kale kuşatma altındayken yaşlı bir kadın şahın otağına giderek kalede bol miktarda erzak bulunduğunu ima eder. Kale burçlarından dökülen kireç tozlarını un olarak gösteren kadın, şahın kuşatmayı kaldırmasına neden olur. O dönemde Acem askerlerinin kurduğu bağlardan dolayı bölgeye Şahbağı adı verildiği anlatılır.

Deprem Sonrası Ortaya Çıkan Efsaneler

2011 yılında Van ve Erciş’te yaşanan depremler sonrasında da çok sayıda şehir efsanesi ortaya çıktı. Rivayetlere göre Van’a büyük deprem beklentisi nedeniyle bir tır dolusu ceset torbası getirildiği, Van Gölü’nde tsunami yaşandığı, gölün altından patlama sesleri geldiği gibi birçok söylenti halk arasında yayıldı. Deprem sonrası evine gelen bir vatandaşın, hırsızların eşyalarını kamyona yüklemesine yardım ettiği hikâyesi de en çok anlatılan deprem efsaneleri arasında yer aldı.

Van Sözlü Kültürünün Zenginliği

Van şehir efsaneleri, kentin sözlü kültür geleneğinin en güçlü örnekleri arasında gösteriliyor. Nazmi Saraçoğlu, Mesut Menzilcioğlu, Remzi Dede, Yunus Türkoğlu ve Ferruh Güldal gibi isimlerin Van şivesiyle aktardığı anlatılar, bu kültürün günümüze taşınmasına katkı sağlıyor.

Van’da anlatılan şehir efsaneleri, yalnızca geçmişin hikâyeleri olarak değil, aynı zamanda kentin sosyal yapısını, mizah anlayışını, inançlarını ve kültürel değerlerini yansıtan önemli bir miras olarak yaşamaya devam ediyor.

Kaynak: VANLI NİHAT HOCA