Van Gölü'nün eşsiz maviliğiyle buluşan Sahil Yolu Parkı, son yıllarda şehrimize kazandırılan en değerli yaşam alanlarından biri oldu. Çocukların neşeyle koştuğu, gençlerin yürüyüş yaptığı, yaşlıların huzur bulduğu, ailelerin birlikte vakit geçirdiği bu güzel alan, Van'ın nefes aldığı ortak yuvası haline geldi.
Ne yazık ki bugün bu güzelliğin bazı bölümlerinde gördüğümüz manzara hepimizin yüreğini sızlatıyor.
Parkta bulunan kamelyaların masa ve oturma gruplarının sökülmesi, bankların kırılıp tahrip edilmesi, tuvaletlerde aynaların parçalanması ve çevrenin çöplerle kirletilmesi; sadece birkaç eşyanın zarar görmesi değildir. Bu, Van'ın ortak emeğine, ortak geleceğine ve çocuklarımızın hakkına verilen bir zarardır.
Unutmamalıyız ki kamu malı, devletin değil milletindir. O banklarda dinlenen de biziz, o kamelyalarda çay içen de biziz, o parklarda çocuklarını büyüten de biziz. Kırılan her bank, sökülen her masa, aslında hepimizin cebinden çıkan parayla yeniden yapılmaktadır.
Bir şehri güzel yapan sadece yolları, parkları ve binaları değildir. Asıl güzellik, insanların yaşadığı yere gösterdiği saygıdır. Medeniyet; yapılanı yıkmak değil, yapılanı koruyup gelecek nesillere daha güzel bırakabilmektir.
Bu nedenle Sahil Yolu Parkı'nın korunması için güvenlik önlemlerinin artırılması, kamera sistemlerinin güçlendirilmesi ve kamu malına zarar verenler hakkında caydırıcı yaptırımların uygulanması büyük önem taşımaktadır. Ancak en güçlü güvenlik tedbiri, toplumun ortak vicdanıdır. Her vatandaş yaşadığı şehri kendi evi gibi görmeli, zarar verenlere karşı sessiz kalmamalıdır.
Van, yıllardır daha fazla yatırım, daha fazla sosyal alan ve daha yaşanabilir bir şehir olmayı hak ediyor. Böylesine büyük emeklerle yapılan parklarımızın birkaç sorumsuz kişinin elinde tahrip olmasına asla izin vermemeliyiz.
Sahil Yolu yalnızca bir park değildir; Van'ın geleceğine duyulan umudun, ortak emeğin ve birlikte yaşama kültürünün simgesidir.
Gelin, bu güzelliğe hep birlikte sahip çıkalım.
Çünkü bu şehir bizim...
Bu park bizim...
Ve onu korumak da hepimizin ortak sorumluluğudur.