Sabah elimize aldığımız bir gazete gerçekten sadece haberlerden mi ibarettir? Bir trafik kazası, bir ihale duyurusu, bir açılış haberi ya da bir spor karşılaşmasının sonucu...
Peki ya bundan fazlası? Bana göre gazete, bir şehrin hafızasıdır. Hatta çoğu zaman vicdanıdır. Çünkü bazı sorunlar vardır ki yıllarca konuşulur ama çözülmez. Eğer yerel basın bunları yazmazsa, zamanla unutulur gider. İşte bu noktada gazete sadece haber veren bir araç olmaktan çıkar; toplum adına soru soran, takip eden ve hatırlatan bir kurum haline gelir.
Van'a bakalım...Her yağmur sonrası göle dönüşen caddeleri, yıllardır tamamlanamayan projeleri, işsizlik nedeniyle büyükşehirlere göç eden gençleri, yatırım bekleyen organize sanayi bölgelerini, hava kirliliğini, düzensiz kentleşmeyi, kaldırımları işgal eden araçları, esnafın artan maliyetler karşısındaki mücadelesini kim kayıt altına alacak? Bugün yazılmayan her sorun, yarın unutulmaya mahkûmdur. Van'ın sokaklarında yürürken insanlar aynı soruları soruyor:
"Bu şehir neden hak ettiği yatırımı alamıyor?" "Gençler neden geleceklerini başka şehirlerde arıyor?" "Van Gölü gibi bir değere sahipken neden turizmden istediğimiz payı alamıyoruz?" "Esnaf neden her geçen gün daha fazla ayakta kalma mücadelesi veriyor?" Bu soruların cevabı tek bir kurumda değil. Ancak bu soruların sorulmaya devam edilmesini sağlayan en önemli güçlerden biri yerel basındır. Gazete bazen bir öğrencinin başarısını manşete taşır. Bazen bir çiftçinin derdini. Bazen de yıllardır çözülemeyen bir sorunu yeniden gündeme getirir. İşte bu yüzden yerel gazeteler şehirlerin aynasıdır. Bugün Van'ın yaşadığı her gelişme, her sorun, her başarı ve her hayal bu aynada kendine yer bulmalıdır.
Çünkü yarın bu şehrin tarihini yazacak olanlar, bugünün gazetelerine bakacaklardır. Belki küçük bir haber... Belki birkaç satırlık bir ilan... Belki de bir köşe yazısı... Ama yıllar sonra dönüp bakıldığında bunların her biri Van'ın nasıl bir şehir olduğunu anlatan önemli belgeler olacaktır. Bu nedenle yerel gazetelerin görevi yalnızca olanı yazmak değildir. Olması gerekeni de hatırlatmaktır. Şehrin sesini duyurmak, unutulanları gündeme taşımak ve toplumun ortak hafızasını canlı tutmaktır.

Çünkü gazete sadece haber vermez. Bir şehrin hafızasını korur. Bazen de o şehrin susturulamayan vicdanı olur.