Filistin halkının maruz kaldığı soykırımı dünyaya duyurmak ve masum sivil kurbanların çığlığına ses olmak amacıyla her hafta düzenli olarak bir araya gelen Filistin gönüllüleri, kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Gönüllüler, topraklarında yaşananların yalnızca siyasi bir anlaşmazlık olmadığını, evlerin, okulların ve hastanelerin tüm dünyanın gözü önünde adım adım yok edildiğini belirtti.
"MASUMLARIN ÇIĞLIĞINA HER HAFTA SES OLUYORUZ"
Filistin gönüllüleri tarafından yapılan açıklamada, Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da on binlerce çocuğun yaşam, eğitim ve güvenlik haklarından tamamen mahrum bırakıldığı vurgulandı. Ağır bombardımanlar nedeniyle bir neslin geleceğinin kasıtlı olarak karanlığa gömüldüğü ifade edilirken; temiz su, gıda ve tıbbi malzemelere erişemeyen çocukların salgın hastalıklar yüzünden can verdiği aktarıldı. Kuşatmanın en ağır yükünü omuzlayan kadınların steril olmayan sığınaklarda doğum yapmak zorunda kaldığı, yaşlı nüfusun ise ilaç yetersizliği sebebiyle sessizce ölüme sürüklendiği hatırlatıldı.
"BOYKOTU SÜREKLİ BIR YAŞAM BİÇİMİ HALINE GETİRMELİYİZ"
Yaşanan sistematik zulüm karşısında sessiz kalmanın suça ortak olmak anlamına geldiğini belirten Filistin gönüllüleri, en etkili sivil silah olan "boykotun" hayatın merkezine yerleştirilmesi çağrısında bulundu. Bugün bebekleri hayattan koparan silahların küresel sermaye çarkları tarafından finanse edildiğine dikkat çekilen açıklamada, işgal rejiminin ekonomisini ayakta tutan her bir markadan satın alınan ürünün bu çarklara birer dişli olduğu ifade edildi. Gönüllüler, boykotun anlık bir öfke patlaması değil; zulme ortak olmamak ve katliam şebekesinin finansal damarlarını kurutmak adına sürekli bir teyakkuz hali ve hayat tarzı olması gerektiğini dile getirdi.

"VİCDAN SAHİBİ HERKES SAFINI BELLİ ETMELİ"
İnanç değerlerine de atıfta bulunan Filistin gönüllüleri, kötülüğe el ve cep ile müdahale etmenin bir ibadet bilinci ve cihat olduğunu belirtti. Dininden, dilinden ve ırkından bağımsız olarak vicdanı kurumamış her insanın boykot safında yer alması gerektiği aktarıldı. Hz. İbrahim'in ateşine su taşıyan karınca misali safını belli eden gönüllüler, evlere giren her ürünün titizlikle incelenmesi ve yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Açıklama, Filistin özgür olana ve her bir çocuk güvenle gülümseyene kadar bu insanlık ve adalet nöbetinin kararlılıkla devam edeceği sözleriyle son buldu.





