İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şube Başkanı Avukat Mehmet Salih Çoşkun, Van’da düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahaleleri değerlendirdi. Çoşkun, yıllardır süren eylem ve etkinlik yasaklarının, müdahalelerinin ve gözaltı uygulamalarının ifade özgürlüğünü fiilen ortadan kaldırdığını söyledi.
İnsan Hakları Derneği Van Şube Başkanı Avukat Mehmet Salih Çoşkun, Van’da düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik ihlallerin yeni olmadığını vurgulayarak, sorunun yıllara yayılan yapısal bir hal aldığını ifade etti. Çoşkun, özellikle olağanüstü hâl sürecinin ardından kentte 7 yıl boyunca aralıksız eylem, etkinlik ve gösteri yasağı uygulandığını hatırlattı.Bu sürecin doğrudan halkın ifade hürriyetine yönelik bir müdahale olduğunu belirten Çoşkun, “Van’da insanlar yıllarca barışçıl eylem ve etkinlik yapamaz hale getirildi. Bu, anayasal bir hakkın idari kararlarla askıya alınmasıdır” dedi.
“ROJAVA’YA DESTEK EYLEMLERİNE MÜDAHALE EDİLDİ
Son dönemde özellikle Suriye’nin kuzeyinde, Rojava’da yaşanan gelişmelere dikkat çekmek amacıyla düzenlenen eylemlerin hedef alındığını belirten Çoşkun, geçici Suriye hükümetinin Rojava’ya yönelik saldırılarının ardından Van’da yapılmak istenen destek eylemlerine müdahaleler gerçekleştiğini söyledi.
Çoşkun, “Rojava’da yaşayan Kürtlere ve orada yaşanan insani krize dikkat çekmek isteyen vatandaşların barışçıl eylemleri, orantısız güç kullanılarak engellendi. Bizler de dahil olmak üzere çok sayıda sivil toplum temsilcisi ve vatandaş gözaltına alındı” ifadelerini kullandı.
Yapılan müdahalelerin yalnızca güvenlik gerekçesiyle açıklanamayacağını vurgulayan Çoşkun, kolluk kuvvetlerinin tutumunun doğrudan ifade özgürlüğünü hedef aldığını söyledi.“Polis, destek açıklamalarına ve eylemlerine müsaade etmiyor. Bu müdahaleler şehrin yöneticilerinin, valinin ve emniyet müdürünün emirleri doğrultusunda yapılıyor. Halkın kendini ifade etme özgürlüğü sistematik biçimde kısıtlanıyor” diyen Çoşkun, gözaltı süreçlerinde işkence ve kötü muamele iddialarının da bulunduğunu dile getirdi.

“GAZETECİLER VE STK’LAR ÜZERİNDE BASKI VAR”
Van’da yalnızca eylemcilere değil, gazetecilere ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik de bir baskı ortamı olduğunu ifade eden Çoşkun, eylem ve etkinlikleri takip eden basın mensuplarının alanlara alınmadığını ve kötü muameleye maruz kaldığını söyledi.
Kentte düzenlenen tüm gösteri ve etkinliklerin barışçıl olduğunu vurgulayan Çoşkun, “Bu eylemler Rojava’da yaşanan insani krizin çözüme kavuşturulması, kamuoyu oluşturulması ve yetkililere ses duyurulması amacıyla yapılıyor. Vatandaşlar sanki suç işliyormuş gibi muamele görüyor. Oysa hukuka aykırı olan, barışçıl eylemlerin idari kararlarla yasaklanması ve polisin orantısız güç kullanmasıdır” diyen Çoşkun, benzer uygulamaların Diyarbakır, Batman ve Mardin gibi birçok kentte de yaşandığını hatırlattı.
“CUMARTESİ İNSANLARI EYLEMLERİ 17 HAFTA YASAKLANDI”
İHD olarak 2023 ve 2024 yılları arasında Cumartesi İnsanları’na destek amacıyla yapmak istedikleri eylemlerin 17 hafta boyunca kesintisiz şekilde yasaklandığını belirten Çoşkun, Van’ın idari yönetiminin bu konuda “çok zayıf bir karneye” sahip olduğunu söyledi.Ayrıca 2024 seçimleri sürecinde yaşanan mazbata krizi ve kayyum uygulamalarını hatırlatan Çoşkun, kentte hukuken OHAL ilan edilmemiş olsa da fiilen olağanüstü hal koşullarının sürdüğünü ifade etti.

Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen basın açıklaması ve yürüyüşte yaşananları da aktaran Çoşkun, polis müdahalesinin tamamen hukuksuz olduğunu söyledi.“Baro Başkanımız, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, belediye eş başkanları hiçbir mukavemet yokken orantısız güç kullanılarak gözaltına alındı” diyen Çoşkun, bu müdahalelerin hukukun açık ihlali olduğunu belirtti.
YETKİLİLERE ÇAĞRI
Son olarak Van’ın yöneticilerine ve güvenlik birimlerine çağrıda bulunan Çoşkun, şunları söyledi:“Van halkı Rojava’da yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek için barışçıl eylemler yapıyor. Halkın sesini kısmak yerine, bu sesi duymak zorundasınız.”





