Av. Selçuk Görünüş ve Av. Cumhur Atan, işe girişte imzalatılan boş evraklar, gerçeği yansıtmayan puantaj kayıtları ve rıza alınmadan yaptırılan fazla mesailerle ilgili uyarılarda bulundu.
Av. Selçuk Görünüş ve Av. Cumhur Atan, iş hayatında sıkça karşılaşılan ve çoğu zaman işçilerin farkında olmadan mağdur edildiği usulsüz uygulamalara karşı önemli uyarılarda bulundu. İşe girişte imzalatılan boş kağıtlar, gerçeği yansıtmayan puantaj kayıtları ve rıza alınmadan yaptırılan fazla mesailer konusunda konuşan hukukçular, “bilinçli işçi” vurgusu yaptı.
“DAHA İŞE GİRERKEN İSTİFA DİLEKÇESİ İMZALATILIYOR”
İşverenlerin kendilerini güvence altına almak için başvurduğu yöntemlere dikkat çeken Av. Selçuk Görünüş, birçok davada benzer uygulamalarla karşılaştıklarını belirtti. Görünüş, “İşçiler işe başlarken anlamadıkları, içeriğini görmedikleri ya da boş bırakılmış evraklara imza atıyor. Bu evraklar yıllar sonra işçinin karşısına ciddi hak kayıpları olarak çıkabiliyor. Kimi zaman bu belgeler istifa dilekçesi olarak düzenlenmiş oluyor. İşçi 10 yıl çalışıyor ama 10 yıl önceden alınmış bir istifa dilekçesi dosyaya konuluyor” dedi.
Görünüş, yıllık izin uygulamalarında da benzer usulsüzlüklerin yaşandığını vurgulayarak, “İşçi daha işe girer girmez 5 ya da 10 yıllık izin belgesi imzalıyor. Oysa yıllık izin hakkı bir yılın sonunda doğar. Bu belgeler ileride işçinin aleyhine kullanılabiliyor” ifadelerini kullandı.
“BOŞ MAKBUZLAR SONRADAN DOLDURULUYOR”
Boş makbuzlara özellikle dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Görünüş, “Makbuz adı altında sadece imza attırılıyor. Daha sonra bu belgelere kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti ya da maaş ödemesi gibi kalemler yazılarak işveren kendini güvence altına alıyor. İşçiler, ne olduğunu bilmedikleri hiçbir belgeyi imzalamamalı” uyarısında bulundu.
Ücretlerin eksik ödenmesi, bankadan yatırılan paranın bir kısmının geri alınması gibi uygulamalara karşı da mutlaka yasal yollara başvurulması gerektiğini belirten Görünüş, “İşçiler haklarını en baştan belgelemeli, şüpheli her durumda mutlaka bir avukata danışmalı” dedi.
SAHTE PUANTAJ KAYITLARINA DİKKAT
Puantaj kayıtları üzerinden yapılan usulsüzlüklere de değinen Av. Selçuk Görünüş, birçok iş yerinde gerçek çalışma saatlerinin kayıt altına alınmadığını söyledi. Görünüş, “İşçi sabah 08.00’de işe gelip gece 23.00’e kadar çalışıyor ama puantajda 16.00’da çıkmış gibi imza attırılıyor. Bu kayıtlar gerçeği yansıtmıyor. Aynı durum hafta tatilleri ve resmi tatiller için de geçerli” diye konuştu.
Haftalık çalışma süresinin 45 saat, günlük sürenin ise 11 saatle sınırlı olduğunu hatırlatan Görünüş, bu sınırların aşılması halinde fazla mesai doğduğunu ve bunun karşılığının ödenmesi gerektiğini vurguladı.
“FAZLA MESAİ RIZAYA BAĞLIDIR”
Fazla mesainin zorunlu olmadığını belirten Av. Selçuk Görünüş, işçinin yazılı muvafakati olmadan fazla mesai yaptırılamayacağını söyledi. Görünüş, “İşveren 10 katı ücret de verse, işçi fazla mesai için yazılı onay vermemişse çalışmak zorunda değildir. Bu durumda işçi haklı nedenle fesih yaparak kıdem tazminatını talep edebilir” dedi.
İş akdini sonlandırmak istemeyen işçilerin de fazla mesai alacakları için dava açabileceğini belirten Görünüş, bu hakların iş sözleşmesi devam ederken de talep edilebileceğini ifade etti.
“HAKLI FESİH VEYA YARGI”
İşçilerin önündeki hukuki yolları değerlendiren Av. Cumhur Atan ise, ücret, fazla mesai, yıllık izin gibi sosyal ve mali hakların ödenmemesi halinde iki seçeneğin bulunduğunu söyledi. Atan, “İşçi ya haklı nedenle iş akdini fesheder ya da çalışmaya devam ederken alacaklarını talep eder. İşveren yükümlülüklerini yerine getirmiyorsa çözüm mercii yargıdır” diye konuştu.
Atan, sürecin doğru yönetilmesi için alanında uzman kişilerle hareket edilmesinin önemine dikkat çekti. Son olarak işçilere çağrıda bulunan Av. Selçuk Görünüş, “Çalışanlar haklarını ancak kendileri koruyabilir. İşe girerken imzalanan her belgenin ne olduğunun bilinmesi şart. Boş evraklara atılan imzalar, yıllar sonra kıdem tazminatının dahi kaybedilmesine yol açabilir. Bu nedenle en başından itibaren kontrol işçinin kendisinde olmalı ve mutlaka hukuki destek alınmalı” dedi.




