Bir koltuk uğruna gönüller kırılmasın, bir seçim uğruna Van’ın itibarı gölgelenmesin! Çünkü Van, kişisel hesaplaşmalardan da makam mücadelelerinden de çok daha değerlidir.
Van Ticaret ve Sanayi Odası (VAN TSO) seçimleri yaklaşırken, şehrimizin beklentisi adayların birbirlerini yıpratması değil, Van’ın geleceğine yön verecek projelerle yarışmasıdır. Ne yazık ki son günlerde sosyal medyada yaşanan karşılıklı suçlamalar, şehrimizin ekonomik sorunlarının önüne geçmeye başladı.
Oysa Van’ın konuşması gereken çok daha önemli meseleler var.
Esnafımız geçim mücadelesi veriyor, tüccarımız ticaretini büyütmek, sanayicimiz üretimini geliştirmek istiyor. Gençlerimiz ise kendi memleketlerinde iş bulmanın ve geleceğe umutla bakmanın hayalini kuruyor.
Öyleyse soralım: VAN TSO başkanlığına talip olan adaylarımız Van’a ne kazandıracak? Yeni yatırımlar nasıl gelecek, istihdam nasıl artacak, sınır ticareti nasıl gelişecek ve Van’ın ekonomik potansiyeli nasıl harekete geçirilecek?
İşte bu seçimin asıl gündemi, cevap bekleyen bu sorular olmalıdır.
VAN TSO başkanlığına aday olan Sayın Necdet Takva’yı, Sayın Zahir Kandaşoğlu’nu, Sayın İrem Bayram’ı ve Sayın İzzet Çoban’ı, şehrimizin geleceğine katkı sunma iradeleri dolayısıyla tebrik ediyor, kendilerine başarılar diliyorum.
Dört adayımızın da Van için düşünceleri, projeleri ve hedefleri olduğuna inanıyorum. Şimdi bunları kamuoyuyla paylaşma zamanıdır.
Van’ın bölgesel bir ticaret merkezi hâline gelmesi, üretimin ve ihracatın artırılması, yatırımcıların şehrimize çekilmesi ve gençlerimize yeni iş alanlarının açılması için hangi adımlar atılacak? Küçük esnafın sorunlarına nasıl çözüm bulunacak, sanayicinin önü nasıl açılacak?
Vanlılar artık yalnızca vaat değil, uygulanabilir projeler ve somut hedefler görmek istiyor. Adaylardan beklentimiz; projelerini, bu projeleri nasıl hayata geçireceklerini ve şehrin ekonomisine nasıl katkı sunacaklarını açıkça anlatmalarıdır.
Çünkü bir adayın başarısı, rakibini ne kadar eleştirdiğiyle değil, Van için ne kadar çözüm ürettiğiyle ölçülmelidir. Liderlik, başkalarını küçültmek değil, yaşadığı şehri büyütmek için sorumluluk almaktır.
Elbette demokratik yarışlarda eleştiri ve fikir ayrılıkları olacaktır. Ancak rekabet, kişisel hesaplaşmaya dönüşmemelidir. Ciddi iddialar varsa bunlar sosyal medya tartışmalarıyla değil, somut deliller ve hukuka uygun yöntemlerle ele alınmalıdır. Hiç kimse doğruluğu kanıtlanmamış iddialarla peşinen mahkûm edilmemelidir.
Unutmayalım ki seçimler geçicidir; aynı şehirde yaşamanın sorumluluğu ise kalıcıdır. Bugün rakip olan insanlar, yarın yine aynı sokaklarda karşılaşacak, aynı şehrin sorunlarıyla yüzleşecektir.
VAN İÇİN KONUŞALIM, VAN İÇİN YARIŞALIM!
Dört adayımıza samimi çağrımdır:
Gelin, birbirimizi yıpratmak yerine Van’ı büyütmenin yollarını arayalım. Kişileri değil projeleri, suçlamaları değil çözümleri, kişisel hesapları değil şehrimizin geleceğini konuşalım.
Çünkü Van’da evladının geleceği için kaygılanan anneler, dükkânını ayakta tutmaya çalışan esnaflar, üretimini büyütmek isteyen sanayiciler ve iş bulmayı umut eden binlerce genç var. Onların beklentisi kavga değil çözümdür; ayrışma değil dayanışmadır.
Van TSO başkanlığına seçilecek isim, yalnızca bir makamın sahibi olmayacak, aynı zamanda Van’ın ticari ve ekonomik geleceği için önemli bir sorumluluk üstlenecektir. Bu nedenle adayların projeleri kadar seçim sürecinde sergileyecekleri üslup ve tutum da önemlidir.
Dört adayımıza da başarılar diliyorum. Temennim, bu yarışın sonunda yalnızca bir adayın değil; Van’ın esnafının, tüccarının, sanayicisinin, çalışanının, gencinin ve bütün halkının kazanmasıdır.
Son olarak şunu unutmayalım:
Makamlar el değiştirir, seçimler biter, gündemler değişir. Ancak gönüllerde bırakılan izler kolay silinmez.
Yarın bu seçimler geride kaldığında Vanlıların hafızasında kimin kimi kırdığı değil, kimin bu şehre ne kazandırdığı konuşulsun. Birbirimizin yüzüne mahcubiyetle değil, gururla bakalım.
Van’ın itibarı hepimizin ortak değeri, Van’ın geleceği hepimizin sorumluluğudur.
Bir koltuk için gönülleri kırmayalım. Birbirimizle uğraşmak yerine Van için çalışalım.
Çünkü Van’ın itibarı bir koltuktan, Van’ın geleceği bütün kişisel hesaplardan daha değerlidir.