Van'ın Saray ilçesinde yaşanan vahim olay hepimizi derinden yaraladı. Yine yaşanan bu olayda hiç kimse sorumluluğu almadı ve ölen yine öldüğü ile kaldı. Muhtemelen Türkiye'nin hiçbir ilinde Van'da olduğu kadar köpek haberleri ülke gündemine düşmüyor. Şöyle bir geriye dönüp baktığımda hemen hemen her yıl neredeyse bir evladımız köpekler tarafından parçalandı haberleri ile şok yaşıyoruz. Neden başka illerde yaşanmayan bu vakalar ilimizde her yıl bir veya iki defa gündem oluyor? Şimdi Hamza'nın hesabını kim verecek? Hamza'nın annesinin gözyaşlarının hesabını kime soralım?
Birçok ile baktım, belediyeler ne yapıyor, gazeteci dostlarımdan bilgi aldım. Van'da sürekli olan bu vakalar başka illerde neden yaşanmıyor? Gerçekten her anlamda başarısız olan Van, bu konuda da birbirini suçlamaktan öteye gidemedi. Tabii ki yaşanan olayın ardından özellikle sosyal medya ve yerel medyada Vali Ozan Balcı ciddi anlamda hedefe konuldu.
Sokak hayvanları ile ilgili mevzuattan uzak olduğum için kanun ne diyor, yasa ne diyor diye mevzuata baktım. Yasa, başıboş sokak hayvanları meselesinde “5199 sayılı kanun gereği sokak hayvanlarının toplanması, aşılanması, kısırlaştırılması ve rehabilite edilmesi doğrudan ilçe belediyelerinin sorumluluk alanındadır.” diyor. Peki ilçe belediyelerimiz bu konuda ya da bu konudan kendileri de haberdar mı, onu da bilmiyorum. Sorumluluktan kaçanlar açıklama gereği bile duymadı.
Vali bey ile konu ile ilgili bir görüşme yaptım. “Nasıl olacak bu mesele sayın valim, her yıl bir evladımızı kaybediyoruz, siz bu ilin valisiniz, bu konuda ne yapılmalı?” diye sormaya kalmadan vali bey bir açıklama yaptı. Sokak hayvanları konusunda vali beyin ilçe belediyeleri ile girişimleri olmuş ancak DEM Partili belediyeler “kayyumu muhatap almayız” gerekçesi ile hiçbir girişime cevap vermemişler. Aslında bu konu yine çok önemli başka bir toplantıda yine gündeme gelmiş.
Geçtiğimiz aylarda İçişleri Bakan Yardımcımız Münir Karaloğlu ve vali bey sırf bu soruna kalıcı çözüm bulmak için tüm ilçe belediye başkanlarını uygulama otelinde düzenlenen koordinasyon toplantısına davet etmiş. Sonuç? Sorumluluk sahibi ilçe başkanları yine kayyum bahanesi ile toplantıya katılma zahmetine dahi girmediği gibi temsilci bile göndermemiş.
Son derece hassas olan bu konuda çeşitli gerekçelerle, ki gerekçeniz de haklı olsa bile, ilçe belediyelerinin toplantıya katılmamaları, temsilci göndermemeleri son derece sorumsuz bir davranış olmuştur. Sizin siyasetiniz, sizin kendi aranızdaki çekişmeler Hamza'nın tırnağı kadar değeri yoktur nazarımızda, bilesiniz. Başta Diyarbakır olmak üzere şehrin yararına olan birçok meselede şehrin bileşenleri bir araya gelebiliyorken, Van bunu neden başaramıyor?
Vali beye sordum, hayvan barınakları ile ilgili büyükşehir ve ilçe belediyeleri ne yapıyor? Van Büyükşehir Belediyesi 10 bin metrekarelik tam teşekküllü Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde ameliyathaneler, yoğun bakım üniteleri ve laboratuvarlarla güzel hizmetler veriyor. Sadece son bir yılda 10 binden fazla sokak hayvanı tedavi edilmiş. 7/24 görev yapan hayvan ambulansları ile yaralı hayvanlara müdahale ediliyor. Yılda ortalama 14 binden fazla sokak hayvanına kuduz ve parazit aşısı yapılıyor, mikroçiple kayıt altına alınıyor. Kent genelindeki besleme noktalarına yılda 170 tonun üzerinde mama bırakılıyor. İlçe belediyelerinde Edremit Belediyesinin bu konuda ciddi anlamda çalışmaları var ama maalesef diğer belediyelerimiz bu konuda ciddi eksikliklere sahip.
Elbette burada ilçe belediyelerinde suçlu aramıyoruz ama ortada görünen önemli bir nokta var! Her yıl bir evladımızı kurban veriyoruz, olan minicik evlatlarımıza oluyor. İlçe belediyelerimize de bir anlamda ciddi görevler düşüyor ve barınak konusu gündemlerinde olması lazım. Topu birilerine atarak veya siyasi çekişmelere verilecek bir evladımız daha yok. Düşünün, Hamza sizin evladınız olsaydı…
