VAN’I KARA DEĞİL, ÇARESİZLİĞE GÖMDÜNÜZ!
Van’a kar yağdı.
Ama öyle “kartpostal güzelliği” falan değil…
Bildiğin, ciddi ciddi yağdı.
Merkezden ilçelere, köylerden kırsal mahallelere kadar hayat durma noktasına geldi. Van, birkaç gün boyunca kışla mücadele etti. Ya da daha doğrusu, kışla kim mücadele edecek! diye bekledi.
2026’nın ilk günü Çatak’ta yoğun kar yağışı nedeniyle bir kadın çığ altında kalarak yaşamını yitirdi. Bu cümle burada dursun. Çünkü bu, sadece bir doğa olayı değil; hazırlıksızlığın bedeliydi.
Ve Van’da resmî rakamlara göre 625 yerleşim yeri ulaşıma kapandı. Yollarda buzlanma, kentler arası ulaşımın durması, birçok köy yolunun günlerce açılamaması… Tüm bunlar yaşanırken vatandaş kamu kurumlarına ve yerel yönetimlere karşı oldukça tepkiliydi. Ve evet, bu tepkiler de sonuna kadar haklıydı.
Çünkü sorulması gereken soru çok netti:
Bu kent, sıradan bir kar yağışında bu kadar çaresiz kalıyorsa, acil ve olağanüstü bir afette ne yapacak? Sonuç gerçekten bu mu olacak?
Ve tabi ki bütün bunlar yaşanırken tanıdık bir senaryo geldi: ANA AKIM MEDYA
Helikopterler havada. Bir hasta “bilmem hangi köyden” alındı. O kurum “eksi bilmem kaç derecede” sıcak yemek ulaştırdı.
Burada insanın ister istemez sorması geliyor: Yollar kapalıydı ya… Bu yardımlar teleportla mı ulaştı? Yoksa Van’da kar altında gizli bir otoyol mu var da bizim haberimiz yok?
Gerçek sahada vatandaş köy yolunun açılmasını beklerken, ekranlarda başarı hikâyeleri döndü, dolaştı, durdu…!
Kimin Alanı, Kimin Yolu?
Bu süreçte kamu kurumları ve yerel yönetimler topu birbirine atıp durdu. “O bizim alanımız değil.” “Büyükşehir sorumlu.” “İlçe belediyesi bakmalı.” Top elden ele dolaştı. Ama kar yerinde durdu. Vatandaş da bekledi. Bu insanlar vergisini ödeyen, hizmet bekleyen bu memleketin insanlarıydı.
Tabi yine 7/24 mesaileri bitmedi! Okullarda “yoğun kar mesaisi” yapıldığı söylendi. Ama sonuç olarak okullar 5 güne yakın kapalı kaldı, bugün hâlâ okul önleri buz kesiyor. Öğrenciler bir o yana bir bu yana savrulup duruyor…
Bu süreçte özellikle Çatak ilçesinde tablo daha ağırdı.
Sadece elektrik kesintileri yaşanmadı.
Yollar tamamen kapandı.
Kar kalınlığı yer yer neredeyse 5 metreye ulaştı.
Günlerce süren elektrik kesintileriyle birlikte bir ilçe adeta karanlığa teslim edildi. Elektrik yok, ulaşım yok…
Bu noktada insan tekrar soruyor:
Eee hani helikopterler? Bir zahmet trafoya da uğrasalardı!
Şimdi soruyorum: Van bir dahaki kar yağışına kadar yine mi unutulacak?
Ve yine soracak olursak;
Hani kriz planları?
Hani “olağanüstü durum” senaryoları?