Sen gidince
Yüreğimizden kopup giden umutlarımızdı
Avuçlarımızdan kayan hayallerimizdi
Ama her şey beyaza bürünürdü sen yağınca
Sokaklar, çatılar, arabalar, ağaçlar…
Kar taneleri ile dolu yüreğimizin incecik dallarına
Kuşlar konardı
Öyle ya mavi gökyüzünden süzülen beyaz tanelerdin sen
Çok yavaş, nazikçe gönlümüze konan
Kar beyazlığınla içimizdeki tüm siyahlıkları örterdin sen
Kalbinin en derin köşesinden yeryüzüne düşen huzur veren
Cam buğusuna çizdiğimiz kalbin içindeki isimlerden biriydin sen
Kar seninle güzeldi
Sen başkaydın hatta bambaşkaydın
Fedakar, cefakar
Milyarlarca yağan kar taneleriydin
Eşsiz, hiç biri diğerine benzemeyen
Soğuk havada yağan ama içimizi ısıtan sendin
Beyaz giyinen gelin gibi mutluydun
Umutluydun, bembeyaz hayaller dünyasını süsleyen
Kar yağışının verdiği huzurdun sen
Gülüyorsa çocuklarımız
Büyük sebep sensin
Hayata merhaba demeye hazırlarsa
Kıymetli sebep sensin
Yaşamayı seviyorlarsa
Değerli sebep sensin
Masumiyet, merhamet sensin
Merhamet Masumdur Her Kalbe Misafir Olmaz.
Merhamete hep ev sahipliği yapan
Kar tanesi kadar bembeyaz, saf ve güzel kalbin barış dolu olsun.
Barış Hükümlerin Efendisi Olsun…
Yanımızda olacağın, yanında olacağımız günlerin özlemiyle…
Gözyaşları içinde yazılan bu mektubu gözyaşları içinde okuyacaksın
Biliyoruz ama yazmalıydı bir el…
Hoşça kal kardeş
Hoşça kal arkadaş
Hoşça kal anne
Hoşça kal ançim
Hoşça kal noniş