Türkiye, Kürt sorununun çözümü yolunda tarihi çıkışlar yaşanıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan, barış yolunda önemli adımlar attı.
Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Bahçeli, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama kavuşmadan yolumuzdan dönmeyiz.” dedi.
Bu açıklama bana, “Nerede kalmıştık” sözünü hatırlattı.
Efendim, malumunuz olduğu üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024 yılında Malazgirt zaferi kutlamalarında, iç cepheyi güçlendirme çağrısı yaptı. Ardından Bahçeli, mecliste DEM Partili milletvekilleri ile tokalaştı.
Bu barışın işaretiydi.
Türkiye’de barışa giden yolun önündeki tüm engelleri ve duvarları birer birer yıkan isim ise şüphesiz ki Bahçeli oldu. Açıklamaları ile şiddet sona erecek, silahlar devre dışı bırakılacak ve bu iş barışla sonuçlanacak fikrini zihinlere işledi.
Bahçeli, bu açıklamaları yaparken Abdullah Öcalan’ın rolünü öne çıkardı. Öcalan da barış yolunda gereken tüm açıklamaları yaptı. PKK feshedildi, silahlar yakıldı.
TBMM’de komisyon kuruldu, atılacak hukuki adımlar ve eve dönüş yasası konuşulmaya başlandı. Kayyum uygulamasından vazgeçilecek, Demirtaş ve siyasi tutuklular serbest bırakılacak.
Bu beklentiler devredeyken, Suriye engeli çıktı. Rojava’da savaş başladı ve haliyle Türkiye’deki süreç de sekteye uğradı.
Neyse ki Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara ile SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında bir kez daha mutabakata varıldı. SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu başladı.
Puslu havayı dağıtan, umutları yeniden yeşerten, “Bu barış olacak arkadaş” diyen isim yine Bahçeli oldu.
Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, Abdullah Öcalan'a umut hakkı, Selahattin Demirtaş'a tahliye ve Ahmet Türk ile Ahmet Özer'in görevine yeniden dönmesi çağrısı yaptı. Bahçeli, "Değerli arkadaşlarım; Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir." dedi
YPG’nin entegrasyonu da Bahçeli’yi memnun etmişti. Bahçeli, “27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan Barış ve Demokratik Toplum çağrısı, 337 gün sonra Suriye’de de müspet karşılığını bulmuş ve böylelikle çok önemli bir etap geçilmiştir.” sözleriyle Öcalan’ın tüm dediklerinin yerine getirildiğini hatırlattı.
Bahçeli, DEM Parti’ye de çağrı yaptı: “PKK’nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı. 27 Şubat çağrısı PKK ile birlikte örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı oldu mu? Oldu. Madem maksat tahassül oldu, o hâlde bize düşen de PKK’nın kurucu önderliğine, DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir.”
Bahçeli, Araplar, Kürtler, Türkmenler ve diğer halkların birlik, dirlik ve kardeşlik içinde yaşaması için tarihî bir fırsat kapısı aralandığına inanıyor. Kardeşçe yaşanmasını isteyen Bahçeli, eski kafayla yeni yüzyılın okunmayacağını düşünüyor.
Barış umutlarının yeniden yeşermesi
Ne kadar güzel değil mi?
Şehitlerin gelmemesi
Gençlerin toprağa düşmeyecek olması
Mükemmel değil mi?
Göklere feryat değil türkülerin yükselmesi
Harika değil mi?
Anaların ağlamadığı
Bir ülkemizin olması ne paha biçilmez değil mi?
Hakkın hukukun temelinin atılması
Hepimizin beklentisi değil mi?
Aynı sokaklarda büyüyen aynı okullarda okuyan evlatlarımızın artık
Birbirini öldürmeyecek olması
Ne büyük bir sevinç değil mi?
Türkün, Kürdün, Arabın ve diğer tüm milletlerin bir arada yaşadığı
Ortak vatanda yaşamak özlemimiz değil mi?
Huzurun ve barışın hakim olduğu bir Türkiye’de yaşamak
Gibisi yok değil mi?
Barış Hükümlerin Efendisi Olsun…