Kolcuların gelince Halilim nerelere kaçalım? Türküsünü bilmeyen yoktur. Türkünün hikayesi Van’ın Erciş ilçesinden başlayıp Ege’ye uzanıyor.
Peki kim bu kolcular?
Mesele tütünle bağlantılı. Tütünün bilinen ilk anavatanı olan Amerika’dan Avrupa’ya oradan da Osmanlı Devleti’ne girişi ile birlikte yeni bir vergi türü de ortaya çıktı. Tütün devlet tekeline girdi ancak devletin ödeyemediği borçlar nedeniyle reji tahakkümü başladı. Bu da tütün kaçakçılığını artırdı.
Yabancılar tarafından kurulan reji idaresinin silahlı birlikleri reji kolcuları ile kaçakçılar ve halk arasında bir kördüğüm belirginleşti ve çatışmalar başladı. Günümüzde tarih ders kitaplarında ve türkülerde adı ölüm ve işkence ile özdeşleşen Reji kolcuları hikayesine şöyle bir bakalım.
Tarihsel verilere göre, Kolcu, Karakol, Kolağası, Karakol Cemiyeti'nden 5. Kol faaliyetlerine uzanan bir çizgi var önümüzde.
'Karakolda doğruyu söyler, mahkemede şaşar', türküsünden 'Karakolda ayna var' şarkısına. 'Çökertme' veya 'Halilim' türküsüne kadar kolcular kelimesi geçiyor.
Kolcu Osmanlı Devleti’nde belirli alanlarda iç güvenliği temin eden görevlilerdi. Dış borçları ödeyemeyen Osmanlı’nın mali iflasıyla birlikte kurulan Reji İdaresi’nin görevleri arasında, tütünlerin tamamını satın alma, imal etme ve satma hakkı ile bunlara ait vergilerin toplanması, kıyılmış tütün, ağız tütünü ve enfiyeleri imal etme vardı.
Osmanlı sosyal hayatına damgasını vuran ve “Reji kolcuları” adıyla anılan silahlı birliklerin kurulması da bu sayede gerçekleşmişti. Reji idaresi 1925’e kadar, 42 yıl boyunca faaliyet gösterdi.
Kolcular genel manada suça meyilli, sabıkalı, toplumun sosyokültürel düzeyi daha alt kesiminden insanlardan kuruldu. Özellikle gasp, darp, haneye tecavüz, hırsızlık, rüşvet ve ironik bir şekilde kaçakçılık Reji kolcuları tarafından sıklıkla gerçekleştirilen suçlardı.
Kolcuların halka ve üreticilere karşı sert davrandılar. İnsanları öldürmekten geri durmadılar. Bazı kaynaklara göre 20 bin, başka kaynaklara göre ise 90 bin kişinin bu çatışmalarda hayatını kaybettiği düşünülüyor.
“Bir köylü idarenin tekeli altında olan kendi yetiştirdiği tütününden yarım okka bir yana saklayayım” dese reji kolcusu tarafından küt diye alnından vurulurdu. Bu durum kolcuların dehşetini ortaya koyuyordu.
Reji kolcularıyla silahlı mücadeleye giren tütün kaçakçıları “ayıngacı” adıyla anılıyorlardı ve halkın gözünde zulme karşı savaşan birer kahramana dönüşüvermişlerdi.
Reji kolcularıyla mücadele eden bir eşkıyayı merkeze alan Yaşar Kemal’e ait “Çakırcalı Efe” romanı önemli bir eserdir. Kemal Tahir’e ait “Rahmet Yolları Kesti” adlı romanın bir yerinde Reji kolcularının pusu kurarak tütün kaçakçılarına tuzak kurdukları aktarılmıştır.
Çökertme Zeybeği
Çökertme’den çıktım Halil’im aman başım selamet
Bitez de yalısına varmadan Halil’im aman koptu kıyamet
Arkadaşım İbrahim Çavuş, Allah’ıma emanet
Burası da Aspat değil Halil’im
Aman Bitez yalısı
Ciğerime ateş saçtı aman kurşun yarası
Güvertede gezeriken aman kunduram kaydı
İpekli mendilimi aman irüzgar aldı
Çakır da gözlü Gülsüm’ümü Çerkez Kaymakam aldı
Burası da Aspat değil Halil’im
Aman Bitez yalısı
Ciğerime ateş saçtı aman kurşun yarası
Gidelim gidelim Halil’im Çökertme’ye varalım
Kolcular gelince de Halil’im nerelere kaçalım
Teslim olmayalım Halil’im, aman ateş saçalım
Burası da Aspat değil Halil’im
Aman Bitez yalısı
Ciğerime ateş saçtı aman kurşun yarası