Van’da sahne sanatları son yıllarda yalnızca bir etkinlik değil, bir kültür hamlesi haline geldi. Şehir, turne oyunlarıyla büyük tiyatroları ağırlarken artık kendi tiyatrosunu, kendi sesini, kendi yorumunu da sahneye taşıyor: Van Kent Tiyatrosu. Bu kez sahnede yalnızca bir oyun değil, insanın ruhuna derin bir ayna tutulacak. Necip Fazıl Kısakürek’in ölümsüz eseri Bir Adam Yaratmak, 21 Aralık’ta Van Devlet Tiyatrosu sahnesinde hayat bulacak.
Oyunun yönetmenliğini üstlenen Aziz Saydut, aynı zamanda Hüsrev karakterine hayat verecek. Tek kişilik oyunların ustası olarak tanınan Saydut, bu kez kalabalık bir kadro ve güçlü bir dramatik metinle sahnede. Yalnızca oyunculuğu değil, rejisiyle de Van’da tiyatronun yönünü belirleyen isimlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Bir Adam Yaratmak: Sahnede Varoluşla Hesaplaşmak
Bir Adam Yaratmak, yalnızca bir dramatik hikâye değil; insanın kader, vicdan, irade ve ölüm gerçeğiyle hesaplaşmasının sahnedeki yankısıdır.
Yazar Hüsrev, ölüm korkusunu anlatan bir oyun yazar. Oyun sahnelenir, çok konuşulur, tartışılır. Hüsrev, artık kaleminin kaderi sözlerle kurcaladığını hisseder. Bir akşam dostlarıyla çay içerken yaşadığı talihsiz bir olay — halasının kızını yanlışlıkla vurması — yalnızca bir kaza değil, zihinsel bir kırılmadır. Bu olaydan itibaren sahnede gerçek ile hayal, akıl ile delilik birbirine karışmaya başlar.
İkinci perdede izleyici, Hüsrev’in timarhaneye uzanan ruhsal çöküşüne tanıklık eder. Yazar, bu kez kendi yazdığı karakterlerle, iç sesleriyle, vicdanıyla ve Tanrı’yla hesaplaşır.
“İnsan kaderini gerçekten kendisi mi yazar, yoksa kader zaten çoktan yazılmış mıdır?”
“Bir adam yaratmak mı, yoksa adam olabilmek mi daha zor?”
Sahne artık yalnızca bir tiyatro sahnesi değil; görünmeyen bir vicdan mahkemesidir.
Van’da Bir Dönüm Noktası
Bu oyun, Van için sadece bir gösteri değil, kültür adına atılmış güçlü bir adım. Yerelden doğan tiyatro anlayışının, evrensel metinlerle nasıl buluşabileceğinin canlı örneği.
Van Kent Tiyatrosu’nun sahnelediği Bir Adam Yaratmak, şehirde sahne sanatlarının yalnızca tüketilen değil, üretilen bir değer olduğunu gösteriyor.
21 Aralık’ta, Van Devlet Tiyatrosu sahnesi, yalnızca bir oyuna değil, bir düşünceye, bir sorguya, bir sahne yolculuğuna ev sahipliği yapacak.
🎭 Bir oyun izlemeye değil, bir vicdan yolculuğuna davetlisiniz.