Yazın başka güzel, kışın başka bir şaheser vardır bu dünyada.
İnsan, bazı şehirlerin içine doğa sakladığını değil; doğanın, insanı içine aldığını hisseder.
İşte Van Edremit tam da böyle bir yerdir.
Gölün mavisiyle dağın beyazı burada aynı cümlede buluşur.
Adına türküler yakılır, yaz aylarında kıyılarında oturacak yer bulunmaz;
kış gelinceyse sessizlik, kar ve hatıralar konuşur.
Kar yağdığı bir Edremit sabahında, manzaraya karşı bir kahve içtim.
Göl durgundu, zaman yavaştı.
O an yüreğime birkaç dize doldu:
Seyrine doyamadım,
Hatıralara boğuldum.
Bir adın vardı,
Bir manzarayı güzel kılan.
Bir sen kaldın,
Senli zamanı aradım.
Sen yoktun,
Hayalin vardı.
Bir manzara kaldı geriye, bir de hayal…
Kahvem yudum yudum azaldıkça, dizeler içimde çoğaldı.
An, yüreğimden aktı; ben de o anı, o manzarayı izleyenlerle paylaştım.
Van Edremit;
Van Gölü’nün kıyısında, çınar ağaçlarıyla, sahil yürüyüş yollarıyla, Seyir Tepesi’nden bakıldığında insana nefes aldıran görüntüsüyle bilinir.
Yazın serinleten, kışın düşündüren bir yerdir.
Gölün üstüne düşen gün batımı, karla örtülü dağlarla birleştiğinde Edremit, yalnızca bir ilçe değil, bir duyguya dönüşür.
Aklıma o eski türkü geldi:
“Edremit Van’a bakar,
İçinde çaylar akar…”
Ne güzel söylenmiş… Çünkü Edremit, sadece Van’a değil, insanın içine de bakar.
Kış bitmeden yolunuzu Edremit’e çevirin.
Seyir Tepesi’ne çıkın, bir kahve ya da çay için.
Bir fotoğraf çekin ama asıl anıyı yüreğinize alın.
Çünkü bazı manzaralar, bakmak için değil;
hatırlamak için vardır.
